Özet
Bülbul.
Birdenbire, sanki çiplak Bir oynuyla sonbaların, Bir kuş sesi düşüll berrak Boş aynasına civarın.
Bu akşamın beyaz fecre Uyurduğun kanlı haber! Herkes ömründe bir kere Bu zalim davele litter.
Her bahçenin yabancısi Ve her ümidin üstünde. Bu ses, ki sonsuz acısı Güllerin üzüntülünde.
Araştırdı bir baharın Unutulmuş kokusunu, Ay ışığından daların Rüya dolu uykuşunu.
Ahmet Hamdi TANPINAR.
yadırgar. Esnaf tiyatrocu ile sanatkarı bir birinden ayırd edemez. O işin yalnız eğlence tarafından hoşlanır, bunda da kabahatlı değildir. Çünkü mekteplerimizde tiyatro kültürüne lüzumu kadar ehemmiyet verilmiyor, halbuki bu zevki evvel mektep aşılar, bu ihtiyacı ilk önce mektep sıralarında uyandırılır.
Halkın her türlü kültür ihtiyacını korumakta olan devlet bu işi de eline almali ve kültür hayatımızın bu yamı da iptidailikten kurtarılmalıdır.
Türk tiyatrosu artık kendine sağlam ve aydınlık bir istikbal hazırlanmasını istiyor. Kültür Bakanlığı'nın Almanyadan bir mütehasass getirerek bu işe de yakından alakadar olduğunu sevinçle görüyorum. Ha.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
AĞAÇ
BÜLBÜL
Birdenbire, sanki çıplak
Bir oynuyla sonbaharın,
Bir kuş sesi düştü berrak
Boş oynusmu civarın.
Bu akşamın beyaz İeere
Uçurduğu kanlı haber!
Herkes ömründe bir kere
Bu zalim davelle titrer,
Her bahçenin yabancısı
Ve her ümüdin üstünde,
Bu ses, ki sonsuz acısı
Güllerin üzüntüsünde.
Araştırdı bir baharın
Unutulmuş kokustnu,
Ay ışığında daiların
Rüya dolu uykusunu.
Ahmet Hamdi TANPINAR
yadırgar. Esnaf tiyatrocu ile sanatkârı bir
birinden ayırd edemez. O işin yalnız eğlen-
ce tarafından hoşlanır, bunda da kabahatlı
değildir. Çünkü O mekteplerimizde tiyatro
kültürüne lüzumu kadar ehemmiyet verilmi-
yor, halbuki bu zevki evvelâ mektep aşılar,
bu ihtiyac ilk önce mektep sıralarında u-
yandırılır.
Halkın her türlü kültür ihtiyacını koru-
makta olan devlet bu işide eline almalı ve
kültür hayatımızın bu yanım da iptidailik-
ten kurtarılmalıdır.
Türk tiyatrosu artık kendine sağlam ve
aydınlık bir istikbal hazırlanmasını istiyor.
Kültür Bakanlığının Almanyadan bir
mütehassıs getirterek bu işlede yakından
alâkadar olduğunu sevinçle görüyoruz. Ha-
urlanacak olan projelerin, bizim hayatı-
mızın şartlarına uygun ve Cümhuriyet ne-
sillerine en çok faydalı olan bir şekilde
bir an evvel neticelenmesini bütün gön-
lümüzle — dileriz. o Bu hayırlı okültür
işinin bir gün bile gecikmesine meydan ve-
rilmemelidir. Sadece hatırlayalım ki burnu-
muzun dibindeki komşu milletlerden Bul-
garların ve Yunanlıların bize nisbetle çok
daha yüksek ve köklü bir Tiyatro
kültürleri vardır. Hele onlardaki tiyatro
hayatı - kemiyet itibarile de olsa - bizimkin-
den çok daha zengin ve canlıdır. Çünkü
Bulgarlar devlet tiyatrolarını ve bu sanatın
mektebini otuz sene evvel o kurmuşlardır.
Yunanlılarda altı sene kadar oluyor.
İ. Galip ARCAN