Özet
Her Ay gazetesinin 1937-04-20 tarihli sayısının 75. sayfasıdır. Görseli doğrudan incele; harici OCR metni yoktur.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
Her Ay
âfet bulunmamıştı. Yerliler, dini usullerine göre bir dua ettik-
ten sonra, dairenin muhitini teşkil eden taşlar üzerinde, sonra,
bu ateş gibi kızmış taşların üstüne atılan yaprakların ve otla-
rın üzerinde, birbirinin peşi sıra, âheste adımlarla yürümüş-
lerdi. Bu yürü en sonra, yerliler, müteheyyiç görünüyorlar-
dı ve elleri titriyordu.
Tecrübeyi müteakip yapılan muayenede, tabanların altın-
da ince bir kül tabakası biriktiği görüldü. Bu kabaka kazınınca,
deri üzerinde, hiç bir kabarcık, hiç bir kızartı, hiç bir iltihap
bulunmamıştı. Halbuki, taban derileri, iğne batırılsa duyacak
yet gösteriyordı.
Ateşe karşı bu muafiyeti izah etmeğe imkân yoktu. Dok-
torlardan bazısı, bunu, sıcağa ve acıya karşı tedricen alıştırıl-
mış olmakla izah ettiler. Ancak, bu tedrici alışma, yalnız ayak
tabanlarına münhasırdı; zira, yerliler, kızınmış taşlara ellerile
dokunmaktan yahut bunların üzerine oturmaktan katiyen çe-
kiniyorlardı.
Bir takım doktorlar ise, bazı Hint fâkirlerinde ve Tunus
yerlilerinde görüldüğü gibi, ıztırabı azaltan dini vecid ve istiğ-
rak halinin mevcudiyetine hükmetmişlerdi. Fakat, deride ka-
barcık, kızartı gibi yanık âsarı görülmemesi nedendi?
Son zamanlarda, İngilterede ilk defa olarak, Hüda Neceş
isminde Keşmirli bir İslâm fâkir tarafından, bir ateş tecrübesi
yapılmıştır. Tecrübeyi tertip eden M. Harry Price, içelerinde
üniversite profesörlerinin de dahil bulunduğu bir kaç doktoru
davet etmişti. Tecrübe Carshalton'da yapılacaktı. Orada, her
biri takriben dört metre uzunluğunda, bir buçuk metre geniş-
liğinde ve yirmi santimetre derinliğinde iki hendek kazıldı.
Yedi ton meşe kökü, bir ton çalı, bir miktar ağaç kömürü ve
altmış litre parafinle muazzam bir ateş yakıldı. Bu ateş sekiz
saat müddetle yandıktan sonra, en üst kısmını teşkil eden kö-
mürün 350 derecelik harareti üzerinde tecrübe başladı.
Fâkir Hüda Neceş, çıplak ayakla bu hendeklerin boyunca
iki defa yürüdü. Bu yürüyüşler esnasında, fâkirin tabanları
alev alev yanan ateşle her adımda takriben iki saniye temas
halinde bulunuyordu,
St-Mary hastanesi cerrahi dairesi müdürü profesör Pannet,
her yürüyüşten evvel ve sonra, Hintlinin ayaklarını muayene