language

ustmenu

searchbar

Her Ay 1937-04-20 Sayfa 70

Her Ay Dergisi, 20 Nisan 1937, Sayfa 70

 



Özet

Yunan devri, orta devir ve tecdettüten sonraki devre ayırmıştır. Fizikte birinci devir Yunanlıların skolastik devridir; bu devirde Taldı, Aristo, Arşimed gibi büyük adamları görürüz. İkinci Galile ile başlayan tecrübe devri, üçüncüsü Newton'la başlayan nazari fizik devridir. Musikide ilk hatve kilise ve halk musikileri, ikinci hatve olarak Palestina'nın musiki kumaşında kullandığı çögu ve atıklar, yani armoninin ithali, üçüncüsü Bach'ın ortaya koyduğu fasıla musiki iskalasıdır. İlimde birinci devir ikinci ve üçünci devirde farklıdır; günkü birinci devirde ölçüyü ehemiyet vermez, hatta kaba usul addedilirdi. Halbuki musiki de Fisagors devri bile yine hakkile bir musiki devridir. Çünkü onda da az çok bir ölçü vardır.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

İlim ve Fen 71

büyük tekâmül hatvelerini üçe indirirsek, Yunan devri, orta
devir ve teceddütten sonraki devre ayırırız. Fizikte birinci de-
vir Yunanlıların skolastik devridir; bu devirde Taldi, Aristo,
Arşimed gibi büyük adamları görüyoruz. İkincisi Galile ile baş-
lıyan tecrübe devri, üçüncüsü Newton'la başlıyan nazari fizik
devridir. Musikide ilk hatve kilise ve halk musikileri, ikinci
hatve olarak Palestina'nın musiki kumaşında kullandığı çözgü
ve atkılar, yani armoninin ithali, üçüncüsü Bach'ın ortaya koy-
duğu fasılalı musiki iskalasıdır. İlimde birinci devir ikinci ve
üçüncü devirden farklıdır; çünkü birinci devirde ölçüye ehem-
miyet verilmez, hatta kaba usul addedilirdi. Halbuki musiki-
de Fisagors devri bile yine hakkile bir musiki devridir. Çünkü
onda da az çok bir ölçü vardır.

Eskiden ilim yalnız akademik âleme inhi-

İlim ve musiki osar ediyordu. Fakat son zamanlarda ilmi

metodlar her tarafta, halk arasında da tak-
dirler kazandı. Yeni sanayi ve ticaret âlemi ilim adamlarının
yardımını aradı. Bu arada fizikin ses şubesi de insanlara faydalı
olduğunu gösterdi.

Ses ilminin musiki âletlerinin imalinde çok büyük rol oy-
nıyacağı şüphesiz olmakla beraber Boehm'ın flüte ait küçük,
fakat mühim eserinden maada musiki aletlerinin hiç birinin i-
malinde ilim cephesine bakılmamıştır. Bu da ilmin bu işte im-
kânsızlığı değil, musiki aletlerini artistlerin kendi vahi fikirleri-
ne göre islâh edilmesinin istenmesindedir. Artist, aletçi ve ilim
adamı bu işte teşriki mesai ederlerse musiki aletlerinin pek
mükemmel bir hale getirileceği şüphesizdir. Bu imkânlar pi-
yano, org ve diğer aletlerin bazılarında nazarı itibara alınmak-
tadır. Tam bir artist olan müzisyenlerin piyanola gibi miha-
niki müzik aletlerine istihkar nazarile bakmakta hakları yok-
tur, Müsavi fasılalı iskalanın Bach tarafından konmasındanbe-
ri musiki sanatının bedii tekâmülünde piyanola kadar hizmet
eden bir alet yok gibidir. Piyanolanın mucidi bu aletin musiki
ve musiki aletlerinin tamamile ilmi bir şekilde tetkikine yar-
dım edeceğini hatırından bile geçirmemişti, fakat hakikat böy-
ledir. Basit mihaniki cihaz gitgide kemale ererek artistik tem-
sillerde gayet ince işli mükemmel cihazlar meydana gelmesine



Bu sayıdaki diğer sayfalar: