Özet
Alaturka ve alaf. Bizde arası alaturka ve alafranga musiki diye yanlış tasnif yapılır. Musikinin ne alaturkası ve ne de alafrangası olmadığı gibi, Şark ve Garp musikisi diye tasnif yapmak da doğru olmasa gerek. Musikide major ve minor kordlar, melodii, kontre pua, armoni vardır. Gerçi armoni tamamı Avrupa mahlulü ise de bu gün yine Avrupada melodii canlanmaktadır. Şarkta doğan simya tekâmüli ede ede Garpte kimya şeklini almıştır. Biz simeye Şark kimyası ve kimyaya Garp kimyası demiyoruz.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
İlim ve Fen 69
bir olduğu gibi ne şekilde olursa olsun bütün musikide esaslar
aynidir. Aradaki fark bu esasların daha mahirane kullanılma-
sıdır.
Miaiurka vo ais£ Bizde arasıra alaturka ve alafranga musi-
ki diye: yanlış tasnif yapılır. Musikinin ne
alaturkası ve ne de alafrangası olmadığı
gibi, Şark ve Garp musikisi diye tasnif yapmak da doğru olma-
sa gerek. Musikide majör ve minör kordlar, melodi, kontr pua,
armoni vardır. Gerçi armoni tamamile Avrupa mahsulü ise de
bu gün yine Avrupada melodi canlanmaktadır, Şarkta doğan
simya tekâmül ede ede Garpte kimya şeklini almıştır. Biz sim-
yeye Şark kimyası ve kimyaya Garp kimyası demiyoruz.
Bu memlekette doğup ta kulakları küçükten beri bildiği-
miz musiki ile dolmuş olan bir insanın bunu hiçe sayarak Garp
musikisini anladığını veya sevdiğini iddia etmesi bana garip
görünür. Birincisini anlamıyanların ikincisini anladıklarına on-
lar inansın. Bunu söylemekle daha mütekâmil olan, Garp mu-
sikisi ismi verilen musikinin aleyhinde bulunmuş olmuyorum.
Ben, her ikisini de ayni şiddette sevenlerdenim. Ben bunlar-
dan maada Japon halk musikisini, İspanyolların flemenkosu-
nu, Hint musikisini, hasılı hoş olan her musiki sesini sevenler-
denim. Şu muhakkaktır ki biri diğerinin mütekâmil şekli ol-
makla beraber musikinin en ileri gittiği memleketlerde melodi
yine vardır. Hatta en büyük kompozitörlerin klâsik eserlerin-
de de armoni arasında, melodi bağlar görülmektedir. Buna ait
tafsilât sonradan görülecektir.
ranga musiki
Musikide melodik şekil, yahut armonik ta-
akup veyahut formlu temsilde esaslı bir
sır aramamalıyız, Bunların esası tamamile
psikolojiktir. İnsan işe karşı eğlence, yorgunluğa karşı dinlen-
me, yükselmeğe karşı düşme, akorda karşı akordsuzluk, çevik-
liğe karşı tenbellik, ciddiyetle beraber hafif meşreplik (şaka)
ister. Yani insan bunların hepsinde zihnini yormıyacak dere-
cede, tahammül gayesi dahilinde, tenevvü ister. Ne karınca gibi
eğlencesiz iş ve ne de ağustosböceği gibi işsiz eğlence sever.
Her zaman akordluluk ta iyi değil, akordsuzluk da; ne her za-
İnsan fikrindeki
takayyütler