language

ustmenu

searchbar

Her Ay 1937-04-20 Sayfa 41

Her Ay Dergisi, 20 Nisan 1937, Sayfa 41

 



Özet

Geçen makalede tabiatın organik bir tarıh olduğunu ve tarih felsefesinin bütün tabiat felsefesini kusatışını görmüşüm. Şimdi de bu meseleyi tabiatın muhtelif manzaralarındaki tekamül bakımından teşkil edeceğiz.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

Felsere

TEKÂMÜL MESELESİ
ve CEMİYET

Yazan ; Prof. Hilmi ZİYA

(Geçen makaledetabiatn organik birtarih olduğunu
ve tarih felsefesinin bütün tabiat felsefesini kuşattığını görmüştük.
Şimdi de bu meseleyi tabiatın muhtelif manzaralarındaki tekâmül
bakımından tetkik edeceğiz.)

Organik tabiatin vakalar halindeki cereya-
nına devam (durde) diyoruz. Devam eden
bir şey kendi kendisinin yarisidir. İlmin
heyeti mecmuası bu vakaların tenevvüü içinde devam eden or-
ganik tabiatin etrafında dönmektedir. Descartes yeni ilmin u-
sullerini kurarken bu müşahhas devamın bir anını, yani (ego)
yu ayırmak suretile «ruhi cevher» fikrine saplanmış va bu su-
retle içinden çıkılamaz bir dualisme'e düşmüştü. Zamanımıza
kadar ilimde mecanisme ve felsefede spiritualisme buhranları
bu ilk ayırmadan ileri geliyordu. Fakat bir taraftan ruhiyat
artık kendini bu müşkülden kurtarmağa başladığı gibi, diğer
taraftan fizik de en yeni tekâmülü ile dynamisme'in zaferini
temin etmiştir. İç ve dış âlemleri ayırmağa mahal yoktur. On-
lar mekân - zaman mütemadisi halinde cereyan eden dina-
mik ve organik bir bütün içinde eritilmelidir. Bu suretle tekâ-
mül, bizzat bu müşahhas ve uzvi âlemde, vakaların değişme i-
çindeki devamından başka bir şey değildir. i z

Tekâmül meselesinin bu yeni fizik felsefesi içinden görül-

Yeni ilim ve
tekâmül;



Bu sayıdaki diğer sayfalar: