Özet
Ölüm, sıcak kanlı hayvanlarda humuzlaşmanın bitmesi demektir[1]. Lœb'e nazaran çoğalma ya bezya ile spermatozoi- de in birleşmesi, yahut ta yalnızca beyzanın parçalanmasile olur. Bu ikinci şekil gösteriyor ki hayati çoğalmada ilkah zaruri de- gildir. Çok hücreli hayvanlarda tenasıl hücrelerinin somatik hücrelerden ayrılması çoğalmann hususı bir halidir. Esas şu- dur ki: her doğuş, fizikoşmak amillerin bir devamıdır. Hayvan- ni bittin kabilhietler, sevki tabii ile alede tropisme'lerin mirek- kep şekilleridir; onlar da, canlı mevcutların ziya ile münasebet- lerinde hâkim olan photochimique hadiselerden ibaretir. Her üreme mihaniki bir parçalanna, her devam da mihaniki bir in- tikaldir. Fizik ve kimyann süratlı inkısaşı sayesinde bu telâk- ki hayatiyatçılara arasında çok kuvvetle yayıldı.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
Felsefe, Ruhiyat ve İçtimaiyat Si
masıdır. Ölüm, sıcak kanlı hayvanlarda humuzlaşmanın bitmesi
demektirf1J.» Loeb'e.nazaran çoğalma ya beyza ile spermatozoi-
dein birleşmesi, yahut ta yalnızca beyzanın parçalanmasile olur.
Bu ikinci şekil gösteriyor ki hayati çoğalmada ilkah zaruri de-
Zildir. Çok hücreli hayvanlarda tenasül hücrelerinin somatik
hücrelerden ayrılması çoğalmanın hususi bir halidir. Esas şu-
dur ki: her doğuş, fizikoşimik âmillerin bir devamıdır. Hayva-
ni bütün kabiliyetler, sevki tabiile alelâde tropisme'lerin mürek-
kep şekilleridir; onlar da, canlı mevcutların ziya ile münasebet-
lerinde hâkim olan photochimigue hadiselerden ibarettir. Her
üreme mihaniki bir parçalanma, her devam da mihaniki bir in-
tikaldir. Fizik ve kimyanın süratli inkişafı sayesinde bu telâk-
ki hayatiyatçılar arasında çok kuvvetle yayıldı.
Fakat ona muvazi diğer bir fikir, yine laboratuar müşahe-
delerine istinat ederek, üreme ve geçme vakıalarını büsbütün
başka yoldan izaha çalıştı: Hans Driesch'e nazaran, eğer yumur-
ta bir illiyet âmilleri mozayıkı ise, onun iki yarısından her bi-
rinin, hayvanın mukabil birer yarımını teşkil eden illiyetleri
ihtiva etmesi lâzımdır. Bir tohum ikiye kesildiği zaman, eğer
bu kesilen parça yine bir şey doğurabiliyorsa, bu «yarım hay-
van» olacaktır (7). Bu müellif telkih olunmuş deniz kestanesi-
nin yumurtaları üzerinde tecrübe yapıyor. Bu yumurtalar bir-
biri arkasından iki, dört, sekiz parçaya ayırıyordu. Driesch
bu tohumları ilk seferde iki, sonra üç parçaya ayırmağa muvaf-
fak oldu. Bu parçalardan her biri tam birer deniz kestanesi
meydana getirdi. Eğer tohum olduğu gibi bırakılsaydı, parça-
lanan hücrelerden her biri ancak uzviyetin birer parçasını mey-
dana getireceklerdi. Halbuki mekanist telâkkiye göre, tohumun
her parçasının ancak doğuracağı uzviyet parçasına ait illetleri
ihtiva etmesi lâzımgelirdi. Zira mekanist ancak büyük tekâmül
(phylogenâse) esnasında meydana çıkanlara karşılık olan illet-
leri izah edebiliyor. Bundan başka bu izah, yalnız bu sebepler-
le kanmaya mecburdur. Çünkü bu hali tayin eden yalnız onları
doğuran illetlerin varlığı ve başka illetlerin yokluğudur. Fakat
(M1 J. Leb: La Conception mecanigue de la vie.
121 Hans Driesch: Philosophie des Organischen.