language

ustmenu

searchbar

Ağaç 1936-04-18 Sayfa 8

Ağaç 1936-04-18 Sayfa 8

 



Özet

Müzikte Madde ve Problem II.

Bu itibarla produktör ve röprodüktör, eserin doğuş ve yaşayışına aynı surette müesssıl olan iki nevi sanatkarıdır. Madde, ifade ve röprodüksiyonu, bir çok vesaitten istane eden musikide enstrümanın keyfiyeti de başlı başına bir problemdir. Burada enstrüman, her şeyden evvel müzik muta- laşlarına bağlı olmaya, teknik imkanlar dahilinde tekamül eder. Bununla beraber bazı enstrümanların, sırf müzikal ifadelerden doğmuş oldukları da inkar edilemez. Nitekim dinî musikik ifade yoluunda ge- tirilen pnomatik org, sırf teknik imkan- sziklalar karşısında on ikinci asıda keşfe- diliyemine bir alet idi. İdi. 1690'da Gustav Denner tarafından Nürnberg'de imal edilen klarinet ise, mustakil bir literatürün doğumuna vrsile olmus, ve kendine hüs teknik güçlüklerden dolayı, ancak 1800 se- neerine doğru umumüleşen bu alet, müs- külatta orkestraya girebilmiştir. Bu iti- barla bütün bu hareketler, "müziki karşıış" da enstrüman "ve "enstrüman karşısında "müziki, gibi iki mühim unsur, muhtelif te- sirlere de maruz kalmıştır. O halde musikinin bir çok hususiyetler arasında enstrüman developmanına da bağlı olduğu inkar edilemez. Hatta plástik eserlerin doğumuna da esas olan enstrümann, en hayati rolü yalan- naz musikide deruhe etmiş olduğu muhak- kaktır. İlk defa Antonello di Messina (1444- 1493) tarafından İtalya'ya getirilen yağlı boya ressamı idi, resmin maddesi bakı- kımından büyük ehemmiyeti haiz ol- makla beraber, bu tarz, resim sanatine asırların şekliini muhafaza eden bir materi- yel bulmuştur. Diger tarafta aynı usulün J. van Eyck'den (1440) Kandinsky'e kadar muhtelif şekillerde kullanılması ise, kendine has teknik bir değişiklik değildir, daha ziyade ressamın arzu ve iradesine tabi bir kullanış keyfiyetidir. O halde materiyel ve problemi itibarile "sanatkâr tarihi", olduğu kadar da "form tarihi", olan müzik developmanları- nin, aynı zamanda "müziki aletleri tarihi ve ilmi", olarak da teknik edilmesi lazmıdır. Bu takdirde her nevi müzik faaliyetinin, madde ve propleminin, diğer sanatlere bis- bütün başka olan hususiyeti içinde tenkit ve tahliyi zaruridir.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

— AĞAÇ

Müzik 5

“ Müzikle Madde ve Problem

Bütün bu düşünceler karşısında, m
kinin diğer sanatlar yanındaki tekâmülünü,
en ziyade musiki debalarının kendilerinde
aramak zaruri.

“Sanat taril

. mefhumunun, tam mana-

sile “plâstik sanatları, işaret etmesi karşı-
sında, “musiki tarihi,, mefhumu, madde ve
probleminin hususiyetinden dolayı, o daha

ziyade “sanatkârın tarihidir,

Zamandan ziyade, sanatkârının sti
bağlı olan bi iki eserinin tetkikinde,
kompozi

dan ayırmaya imkân yoktur. Bu itibarla

rihi,, in d üncü cildine, Beethoven ile
Wagner gibi iki büyük stil mümessilini tek-
sif etmek mecburiyetinde kalmış, ve dola-
yısile musiki tarihinin, bir stil ve bir sanat-
kâr tarihi olduğunu ispat etmiştir.

Musikide form da. madde ve problem
bakımından diğer sanatlara nazaran daha
mühim rol oynar. Burada en ziyade şiir ve
tasvire dayanan form, musiki ile edebiyatı
birbirine fazla yaklaştırmış ve bilhassa on
dokuzuncu asırdan itibaren dramatik sanat,
söz ve ses unsurlarını bir kül telâkki et-
miştir. Bununla beraber, birbirlerini takviye
eden bu iki mühim unsur, muhtelif tef-
sirlere de maruz kalmıştır. Netekim Goethe,
müzikli tekstlerde sesi bir refakat ve he-
yecan vasıtası telâkki ederken, Beethoven
bu fikre tamamen zıt olan absolue bir mü-
zik yaratmış, günün modern bestekâr
Schödberg ise, “Pierroi lunaire,, adlı eserine
iştirak eden sanatkârlara, yalnız müzik ba-
kımından enterprete etmelerini ehemmiyetle
ihtar etmiştir.

Bu itibarla diğer sanatlar karşısında,
madde ve problemi bakımından en çok ede
biyata yaklaşan musiki, absolue kaldığı anda
bile, gene büyük benzeri edebiyatın yetiş.
tiği vasatta doğup kemâle erer. O halde
musiki tarihi, sanatkâr tarihi olarak müta-
lâa edilmediği takdirde ise “ Form tarihi ,,
olarak tetkik edilmek o mecburiyetindedir.

Edebiyattan gayri sanatlar için mevzu:
bahs olmıyan egzeküsyon keyfiyeti, bilhas-
sa musiki için iki tip sanatkâra lüzum gös-
terir,

Bu itibarla prodüktör ve
eserin doğuş ve yaşayışına aynı surette
müessir olan iki nevi sanatkârdır. Madde,
ifade ve röprodüksiyonu, bir çok vesaitten
istiane eden musikide enstrüman keyfiyeti
de başlı başına bir problemdir. Burada
enstrüman, her şeyden evvel müzik muta-
lâalarına bağlı olmayarak, teknik imkânlar
dahilinde tekâmül eder. Bununla beraber bazı
enstrümanların, sırf müzikal ifadelerden
doğmuş oldukları da inkâr edilemez. Nite-
kim di ikiyi ifade yolunda vücude ge-
tirilen pnömatik org, sırf teknik imkân-
sızlıklar karşısında on ikinci asırda keşfe-
dilemiyen bir alet idi. 1690'da Gustav
Denner tarafından Nürnberg'de imal edi-
len klarinet ise, müstakil bir literatürün
doğumuna vesile olmuş, ve kendine hıs
teknik güçlüklerden dolayı, ancak 1800 se-
nelerine doğru umumileşen bu alet, müş-
külâtla orkestraya girebilmiştir. Bu iti
barla bütün bu hareketler, “musiki karşısın”
da enstrüman , ve “enstrüman karşısında
“musiki, gibi iki mühim problemin de doğ-
masına vesile olmuştur. O halde musikinin
bir çok hususiyetler arasında enstrüman
developmanına da bağlı olduğu inkâr edile-
mez. Hatta plâstik eserlerin doğumuna da
esas olan enstrümanın, en hayati rolü yal-
nz musikide deruhte etmiş olduğu muhak-
kaktır. İlk defa Antonello di Messina (1444-

röprodüktör,

1493) tarafından İtalyaya getirilen yağlı
boya ressamlığı ise, resmin maddesi ba-
kımından o büyük (ehemmiyeti haiz ol-
makla beraber, bu tarz, resim sanatine

asırlarca şeklini muhafaza eden bir materi-
yel bulmuştu. Diger taraftan aynı usulün,
J. van Eyek'den ( 1440 ) Kandinsky'e kadar
muhtelif şekillerde kullanılması ise, kendine
has teknik bir değişiklik değil, daha ziyade
ressamın arzu ve iradesine tabi bir kullanış
keyfiyetidir. O halde materiyel ve problemi
itibarile “sanatkâr tarihi,, olduğu kadar da
“form tarihi , olan muzik developmanları-
nın, aynı zamanda “ musiki aletleri tarihi
ve ilmi , olarakda tetkik edilmesi lâzımdır.
Bu takdirde her nevi müzik faaliyetinin;
madde ve propleminin, diğer sanatlere büs-
bütün başka olan hususiyeti içinde tenkit
ve tahlili zaruridir.
Cevat Memduh ALTAR



Bu sayıdaki diğer sayfalar: