Özet
Yüksek bir şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir haber. Şairin ölümü ve bu durumun etkisiyle ilgili bir
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
AĞAÇ
yıkmaktan zevk alan ve bunun için bu ze-
hirli istihzalarile bize dokunan ve kalbimizi
kıran Anatole France bile bu faniliğimizi
bilmenin bize verdiği yeisi o kadar iyi duy-
muştur ki bu husustaki
en çok tesir etmiş olanı ve e
nune dair yazdığın: yazı, bütün yazıla-
rım içinde, başka bir muharririn doğrudan
doğruya tesiri altında kalmış olanıdır.
Eskidenberi müşteki ve nalân olan şa-
irlerin melâl ve figanı şimdikilerin feryat-
ları ve hıçkırıkları yanında çok kere sade
ve sakin görünür. Meselâ Lamartine ile son
şiir mecmualarından birini yalnız ölüme ve
sevgili bir ölüye tahsis etmiş olan Comtesse
de Noailles'ın şiirleri mukayese edilince eski
büyük şairin bir ilâhi gibi tesirli fakat
muntazam ahenkli şikâyetleri yanında za-
manımız şairinin bir çok mısraları safi birer
feryat, mütekallis bir ağızdan çıkan derin
birer | hıçkırık, Oelemin Oo kamçısı altın-
da can havlile sahverilmiş haykırışlar gibi
geliyor. Tabiatın ve aşkın bu büyük şairi
ölüm karşısında mevzuuna lâyık nağmelere
yükselmiştir. Buradakiler şairin kalbinin
ateşi üstünde birer narı beyza haline gelmiş
mısralardır.
Geçen asrın son büyük üstadı Maurice
Barrâs için de ölüm fikri, Pierre Loti için
olduğu gibi, en büyük galeyan ve heyecan
mevzuuydu. Bu ümitsiz raşeler, artık mev-
cut olmıyan bir şeyle buluşmak, birleşmek
ihtiyaçları, sevdiklerimizin gömülü bulun-
dukları mezarlarda duyduğumuz süküt ve
ümit ihtiyaçları, ruhumuzu doldurarak dilimi-
zin ucuna kadar gelen müphem, başıboş ve de-
rin sözler ki birer duaya benzer, işte Maurice
Barrös'in her cümlesinde duyduğumuz bu
rikkat, bu şiir ve bu seslerdir. Hattâ bun-
ları doğrudan doğruya ifade etmese bile, mu-
cizesile, bize duyurup hissettirdiği bunlardır.
Barrös başlı başına bir eserinden ziyade asıl
hatıratı için yazdığı ve ölümünden sonra
basılan “Defterlerim — Mes Cahiers, lerinde
bu ölüm fikrile nasıl meşgul, meşbu ve me-
yus olduğunu gösteriyor. Bir mezarlıkta o-
nun kadar hassasiyetle duyan, düşünen ve
başkalarının gevezelik ettikleri bu mevzu-
larda bizi sağlam fikirlerin zirvelerine ka-
dar yükseltici bir musiki duyuran bir üstat
görmedim.
Maurice Maeterlinek'in ilk müphem ra-
şeli ve şiirli eserleri hemen münhasıran
ölüme dairdi. Ondanberi bu mütefekkir şair
ölümü başlı başına birkaç eserine mevzu itti-
haz etti. Ölüm karşısında vaktile teheyyüce
düşen ve çırpınan bu sanatkâr denilebilir ki
uzun bir ömür içinde bol bol düşüne düşü-
ne artık o ejderhaya alışmış, onu nisbeten
sade ve basit bulmıya koyulmuştur. Gerçi
ölüme karşı onun duyduğu da gene bir
çaresizlik o ve bir ümitsizliktir . Fakat
büsbütün ölmemize bir türlü razı olma-
dığı için bin dereden su getirerek (ne
sanatla, ne dikkatle, ne lezzetle, bunlar
ayrı mesele |) nihayet ölümü kısmen inkâr
edecek kadar ileri gidiyor. Bu eserlerde ö-
lüm güya fikir, his, lisandan tüten bu
harlarla, sislerle kısmen örtülüyor. Fakat
ölüm karşısında bizi tethiş eden sevdikle-
rimizin ve kendimizin mahvoluşumuzdur. Biz
öldükten sonra hayat içinde güya temadi
eden “mâtamorphose” larımız sanki nemize
yarar? Hatta biz kalmıyoruz ki bunların
bize yaramasına imkân tasavvur olunsun.
O halde bize. sanki gösterilen bu yeni ha-
kikat da bizi nasıl müteselli edebilir? Biz
öldükten sonra hayatın devam ettiğini dü-
şünmek bizi hiç müteselli edemiyecek bir
züğürt tesellisidir. Bu kitaplar bize büyük
bir şey öğretmektense bu hususlarda bil-
mediklerimizi daha iyi ve daha etraflı dü-
şündürüyor ve insana bu çok düşünen mü-
tefekkir kelimelere lüzumundan fazla bir
kıymet ve ehemmiyet veriyor gibi geliyor.
Bu düşünceler birer vaka, birer hakikat
değil, birer söz, birer name, birer edadir.
Yokluk karşısında bir şey olmadığını, bilin-
mediğini anlatan, inanacak bir şey bulamı-
yan fakat aynı zamanda halâ nafile yere
inat ve ısrar eden, kendini yoran bu yeisli
felsefe kadar rikkate dokunucu ve hüzün
verici bir şey bilmiyorum.
Bizde ölüm ve adem karşısında musta-
rip bir ruhla düşünmüş ve eleminden bize
derin, güzel, müessir bir kaç eser vermiş
büyük bir şair Abdülhak Hamittir. “Mak-
ber, , “Ölü,, ve “Bunlar odur,, nazmının yal-
nız bu yoldaki şiirleri ne güzel bir kitap
teşkil eder ! Denilebilir ki büyük şairimizin
de hissi hayatın ezeliyetine ve ebediyetine
itimat etmekle beraber fikri onun faniliğine
ve ademe itikat ediyor ve bu tezat o kalbi
perişan etmekte ve o »*bne büyük bir hele-