language

ustmenu

searchbar

Ağaç 1936-03-28 Sayfa 12

Ağaç 1936-03-28 Sayfa 12

 



Özet

Delinin Dedikleri.

Kirpikleri ışıklı. Rengi kaçmış du- daklarını dişlerile sika sika yürüyordu. Beni görmeden yan sokaklardan birine sapacakla. Kolundan tulum :.

- Nereye dedim, gene gözlerinde yuş ve bakışlarında gas var?

Uzun caddenin ta öteki başım dönen cenaze alayım göstlerdi :.

- Kalabalığ Görüyor musun, dedi, onlar bir tek tabut içinde arama, babam, sağıklarına eriştiğim ve ölümlerini gördüğüm bütün sevdiklerimi göltürüyorlar.

Kalabalığın içinde, içimin burkuldu- gunu, günümün sızladığını duyunga bu- nu sezdim :.

- İçinde bütün sevdiklerimi gölören tabulların karşısında göz yaşıma tutu- moyorum...

Ondan ayrıldıktan sonra bir çokları bana sorular.

- Sana neler anlatıyordu?

Söylemeklerini anlatım. Hepsi du- dakların buçuk omuzlarını silktiler :.

- Bir tablul içinde bütün sevdikleri- nin göürülüğünü mü söyledi, dediler, brak şu delişi...

Yabancı.

Evinizin önünde geniş bir çayır var- di. O da ben de ufacak iki çocuktuk. Be- raber gezerdik, beraber oynardık. İki.

vesi içine girebilir mi? Bu artist eser yapa- caktır. Çünkü bu en tabii bir refleksidir ve.

iddialarına, şikayetlerine, çarpışmalarına hak.

verecek yegâne silahıdır. Bu artist, bizde pek.

yeni olan plastik sanatları yapmak için bir.

propagandacı vazifesini de görecektir. Bir.

propagandacı ve bir terbiyeci. Nihayet ayni.

artist, halkın bilgisiyinden istifade edip.

o sahada ädeta bir obskürantizma rejimi ku-.

rarak maddi istifadelerini teminden başka.

idealî olmayan muzır faaliyetlerin köprü ha-.

rekketlerine bir set çekmiye çalışacaktır.

Dikkat edilins ki ancak sanat mücadelesi.

kadroşuna giren tarafları saydım. Bütün bu.

agır yükleri üzerine alan genç artistin ya-.

şamak, fiziyolojik manasile yaşamak için.

katlandığı şekillerden bahis. bile etmedim.

Artistlerimizin hususi hayatına ait olan bu.

şekiller, onları birer "Pazar günü ressami",.

derecesine düşmüş, Avrupalı bir amatör.

kadar bile çalışamamak imkânsızlığı içinde.

kıvrandırmıştır.

Sanat davamızı, için için kemiren bu çi-.

banları işaret ettim. Nesteri hazırlamak, çi-.

banları yarmak, onlara deva bulmak içinde.

sanatkârimizin payı nedir? Biz ve ben bu.

iste ne kadar faal olabiliriz?

Ve bu, ne kadar güç bir iş olursa ol-.

sun, ıstirap duyan ve yaşaman istiyen bir.

sanat şubesine mensup neslin hislerine.

tercüman olmak zevki, şerefi, bana lazm-.

gelen cesaret ve yılmazlığı verecektir.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

AĞAÇ

Delinin Dedikleri

Kirpikleri ıslaktı. Rengi kaçmış du-

© daklarını dişlerile sıka sıka yürüyordu.

Beni görmeden yan sokaklardan birine
sapacaklı. Kolundan tullum :

— Nereye, dedim, ii gözlerinde yuş
ve bakışlarında yas var?

Uzun caddenin la öteki başını dönen
cenaze alayını göslerdi :

— Kalabalığı görüyor musun, dedi,
unlar bir tek tabut içinde ananı, baba”
ıklarına eriştiğim ve ölün
m bülün sevdiklerimi gi

Kalabalığın içinde, içimin burkuldu-

gunu, gönlümün sızladığını duyunca bu-
nu sezdim :
İçinde hülün sevdiklerimi gölüren

labulların karşısında göz yaşımı tula
mayorum

.
Ondan ayrıldıktan sonra bir çokları
buna sordular.
— Sana neler anlatıyordu ?
Söylediklerini anlallım. Hepsi du-
daklarını Yüküp omuzlarını silktiler ©
— Bir lâbul içinde bülün sevdikleri-
nin gölürüi nü mü söyledi, dediler,
bırak şu deliyi...

Yabancı

Evimizin önünde geniş bir çayır var-
dı. Oda ben de ufacık iki çocuktuk. We-
raber gezerdik; beraber — oynardık. Ji
vesi içine girebilirmi? Bu artist eser yapa-
caktır. Çünkü bu en tabii bir refleksidir ve
iddialarına, şikâyetlerine, çarpışmalarına hak
verecek yegâne silâhıdır. Bu artist, bizde pek
yeni olan plâstik sanatları yapmak için bir
propagandacı vazifesini de görecektir.
propagandacı ve bir terbiyeci. Nihayet aynı
artist, halkın bilgisizliğinden istifade edip
© sahada âdeta bir obskürantizma rejimi ku-
rarak maddi istifadelerini teminden başka
ideali olmıyan muzir faaliyetlerin kötü ha-
reketlerine bir set çekmiye çalışacaktır.
Dikkat edilsin ki ancak sanat mücadelesi
kadrosuna giren tarafları saydım. Bütün bu
ağır yükleri üzerine alan genç artistin ya-
şamak, fizyolojik manasile yaşamak için

Nurettin. ARTAM

yumruk kadar gönüllerimizi saran s€-
vinçlerimizin, lasalarımızın biribirimize
yabancı kalan köşesi yoktu.

Çayırı çevreleyen büyük ıhlamur
ağaçlarının rüzgârda sallanan dallarına
oda bende gönül vermişdik.

Yıllar o rüzgâr gibi geçli ve biz o ıh-
lamur dalları gibi zaman zaman biribi-
rimizden ayrıldık, zaman zaman biribiri-
mize kavuştuk.

ve

Şimdi gene beraberiz. Kendisile daha
az buluşsaydık, onu daha kısa bir 24-
manda lanısaydım dostum olacaktı.

Daha uzun, daha iyi, daha engin ta
nıdığım için o benim baş yabancındır.

Yıllar, gönüllerimizi bir çile ibrişim
gibi biribirine bağlamadı. Çünkü varlı-
ımızda biribirine karanlık bir lek köşe
kalmamıştı. Kimi bu kadar bilir, tanır
da ona yabancı olmazsınız?

Nurettin ARTAM
katlandığı şekillerden b. bile etmedim.
Artistlerimizin hususi hayatına ait olan bu
şekiller, onları birer “ Pazar günü ressamı ,,
derecesine düşürmüş, Avrupalı bir amatör
kadar bile çalışamamak imkânsızlığı içinde
kıvrandırmıştır.

Sanat davamızı, için için kemiren bu çı-
banlara işaret ettim. Neşteri hazırlamak, çı-
banları yarmak, onlara deva bulmak işinde
sanatkârımızın payı nedir? Biz ve ben bu
işte nekadar faal olabiliriz?

Ve bu, ne kadar güç bir iş olursa ol-
sun, ıstırap duyan ve yaşamak istiyen bir
sanat şubesine mensup neslin hislerine
tercüman olmak zevki, şerefi, bana lâzım-
gelen cesaret ve yılmazlığı verecektir.

Nurullah Cemal BERK

n



Bu sayıdaki diğer sayfalar: