language

ustmenu

searchbar

Ağaç 1936-03-28 Sayfa 10

Ağaç 1936-03-28 Sayfa 10

 



Özet

Le Roman, bu davanın hizmetçisi yapamamak gevşeliği ile mahzunuz. Artık, gayesi insan tanımak olan ve gayesinden sapmış romanesque bir edebiyat lasarlıyamıyor.

Ve gene öyle görünüyor ki bu yolda, küçüklerimiz bizden çok daha ileri gideceklir. Küçüklerimiz ve büyüklerimizden bazıları: Ayni gidişte Henry Bordeaux'un son eserleri, derin bir yenilik göstermektedirler.

Geçen yaz, "Les Cahiers du mois", mecmuas, "Nefis mürakabeleri", başlığı altında, henüz bir çoğu yazı yazımı sağlamamış gençlerin itiraflarını basıyor. Eğer J. Maritain bunları okumuş olsaydı, bizi ve arka- mızdan gelenleri, şahısları bir irkin munesili, bir simfin veyahut bir neslin örneği olan, şu veya bu iddologie için seferber, kavgaçı, hitabet yapan romanesque edebiyattan uzaklaştıran tabii sevkin, ne kadar öneune geçilmez olduğunu anlar ve aksine olarak, her gün biraz daha bizi, her biri bir alem ve bütün ötekilerinden başka bir kâinat - nihayet bir inziva - sayılan yereklerin o sırrına yaklaştıran atılışın, kuvvetini ölerdi. Belki bu bir felaketti, fakat biz, igrenme ve küçük göreme hassamızı kaybettik. En zavallı gözlere bile okumaya cüret ediyoruz. Zira, hiç bir şey bizi tiksindirmiyor, beşeri olan hiç bir şey bizi igren- dirmiyor.

Cahiers du mois'nın genç yazıcılarından biri, Alain Lemière, mesela şuun yazmaktaadır: "Belli ve açık realitelerle, elle tutulabilenlere inanıyorum. Ve yalnız kendimde yaşıyorum. Bunun için yaşadım va- kit, tek kaygım, eşyamın hacmini, sıcaklığı, kesafetini, yumuşaklığını ve sertliğiyle vermeye çalışmaktır. Hayatın tam ağırlığını tutturmak istiyorum. Yalnız eller için yaz- yorum. Lakin hacmi aşmak dileğindeyim. Psycho - Physiologie, canlı et üzerinde çalışmak, parmaklar arasında, etin uzvi ve hayvanı hayatını yaşadığını duymak zevkini veriyor. Ey yuğurup biçimlendirmenin eşsiz zevki!.. Ete hayat vermek, onu kendi me- yillerimize uygun yaratmak ve elimden kayap gittigini duymak.. Çünkü yaşıyan her şey gibi, o da, tabiatın kanunlarına bağlıdır.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

AĞAÇ

L E R

M İ

“LE ROMAN,

olsun, bir davanın hizmetçisi yapamamak
gevşekliği ile mahzunuz. Arlık, gayesi in-
sanı lanımak olan ve gayesinden sapmış
romanesguc bir edebiyat o lasarlıyamı-
yoruz.

Şüphesiz, Bourget de başlangıçta aynı
duyguları beslemekte idi. Andrö Cornelis'in
Mösyö Taine'e ithafında, bu kuvvetli kitabı,
ruh fenninin en yeni verimlerine göre ya-
pılmış, bir ahlâki anatomi levhasına ben-
zetiyordu. Lâkin, biz bugün, bir ruh fenni-
nin var olabileceğinden şüphe ediyoruz ve
her şeyden fazla, romana, tabii ilimlerin
usullerini sokmaktan korkuyoruz. Ve gene
biliyoruz ki Taine'in mektebinde olduğu ka-
dar, asla felsefede ve edebiyatta, umumi-
yet, meşhur “İrk, Muhit ve An, nazariye-
sine uydurulmuş İsbatsız iddialar hüküm
sürmemiş, asla bu kadar eşyayı olduğu gibi
görmek hassası azalmamış, asla ferdi hakiki
durumunda yakalamaktan, hususi ve birtek
varlık gibi incelemeden bu kadar uzakla-
şılmamıştır.

Löon Brunschvicg, on dokuzuncu asrın
felsefi edebiyatı hakkında son bir makale.
sinde, akademiye kabul nutkundan kısaltıl-
mış, Taine'in şu garip kanaatini nakledi-
yordu:

“İyi ki bugün olduğu gibi geçmişte de
cemiyette zümreler ve her zümrede birbir-
lerine benziyen, aynı şartlar içinde doğmuş,
aynı terbiye ile yetişmiş, aynı menfaatlerle
idare edilmiş, aynı ihtiyaçları, aynı zevk-
leri, aynı itiyatları, aynı kültürü ve aynı
temeli olan adamlar vardı. Biri görülünce
hepsi görülmüş oluyordu. Her fende, her
sımf eşyayı seçilmiş örnekler üzerinde tet-
kik ediyoruz.,

Bugünkü romanın üzerine dayandığı,
şahsi farkları küçük görmede, bundan ileri
gidilemez. Löon Brunschvicg, “Taine, e,
Pascal'ın şu tek cümlesile, beyhude yere
karşılık veriyor: “İnsan, feraseti arttığı nis-
bette, orijinal insanların çok olduğunu gö-
rür., İşte bunun için, bizim neslimiz, Taine

mektebine karşı şiddetle reaksiyon yapıyor. *

Ve gene öyle görünüyor ki bu yolda, küçük-
lerimiz bizden çok daha İleri gideceklerdir.
Küçüklerimiz ve büyüklerimizden bazılar
Aynı gidişte Henry Bordeaux'nun son eser-
leri, derin bir yenilik göstermektedirler.

Geçen yaz, “Les Cahiers du mois, mec-
muası, “Nefis mürakabeleri, başlığı altında,
henüz bir çoğu yazı yazmıya başlamamış
gençlerin itiraflarını basıyordu. Eğer J. Ma-
ritain bunları okumuş olsaydı, bizi ve arka-
mızdan gelenleri, şahısları bir ırkın
sili, bir sınıfın veyahut bir neslin örneği
olan, şu veya bu ideologie için seferber,
kavgacı, hitabet yapan romanesgue edebi-
yattan uzaklaştıran tabii sevkin, ne kadar
önüne geçilmez olduğunu anlar ve aksine
olarak, her gün biraz daha bizi, her biri bir
âlem ve bütün ötekilerinden başka bir kâi-
nat — nihayet bir inziva — sayılan yürek-
lerin © sırrına yakınlaştıran atılışın, kuvve-
tini ölçerdi. Belki bu bir felâkettir, fakat
biz, iğrenme ve küçük görme hassamızı
kaybettik. En zavallı gözleri bile okumıya
cüret ediyoruz. Zira, hiç bir şey bizi tiksin-
dirmiyor, beşeri olan hiç bir şey bizi iğren-
dirmiyor.

Cahicrs du mois'nm genç yazıcıların-
dan biri, Alain Lemitre, meselâ şunu yaz-
maktadır: “Belli ve açık realitelere, elle
tutulabilenlere inanıyorum. Ve yalnız ken-
dimde yaşıyorum. Bunun için yazdığım va-
kit, tek kaygım, eşyanın hacmımı, sıcaklı
Zını, kesafetini, yumuşaklığını ve sertli
vermiye çalışmaktır. Hayatın tam ağırlığını
tutturmak istiyorum. Yalnız eller için yazı-
yorum. Lâkin hacmı aşmak dileğindeyim.
Psyeho - Physiologie, canlı et üzerinde
lışmak, parmaklar arasında, etin uzvi ve
hayvani hayatını yaşadığını duymak zevkini
veriyor. Ey yuğurup biçimlendirmenin eşsiz.
zevki!... Ete hayat vermek, onu kendi me-
yillerimize uygun yaratmak ve elimizden
kayıp gittiğini duymak... Çünkü yaşıyan her
şey gibi, oda, tabiatın kanunlarına bağlıdır.

(Yürüyar)
Burhan TOPRAK (François MAURIAC)



Bu sayıdaki diğer sayfalar: