Özet
Bilmece edenlerin yaşamını bir salkım üzüm kadar tatlı ve taze. Yüzlerine bakmadığınız ev eşyalarının her birine bilmece edenler seven ve "sevinen" bir can veriliyor. Havli her sabah bizi kucaklayıp yümüşüz bir gelin, bardak herkese Dudaklarını veren cömert bir kız oluyor. Yemek, içmek, yatak, kalkmak gibi yanan itiyatlarımız bilmece edenlerin sevinçli birer oyun halini alıyorlar.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
Bedri Rami EYİBOĞLU - Bilmece Deseni
Bilmeceler kâinatı benimsediklerini,
teki ayı istiyen çocuğun saffetile söylüyorlar,
her şeye “benim ,, diyorlar. İşte yıldızların
bilmecesi :
Benim bir kalbur boncuğum var
Akşamdan alarım
Sabahtan toplarım.
Yıldızlara benim diyen ve onlara her
yece ruhundan çıkarıp göklere serpen bu
bilmece bana Fransız şairi Reimbaud'nun
bir şiirini hatırlatıyor:
Mes ölailes au cicl avaieni un douz
frou frou... (1)
(Ma bohöme)
Zaten bilmecelerde, Rimbaud'nun ruhun-
dan çok şeyler var.
Bilmecelerdeki ruh dünya hayatına ve
“dünya nimetlerine , derin bir sevgi ile
bağlıdır. Bu ruh adeta Peygamberin vadet-
tiği cenneti unutmuş gibi, kendine dünyevi
bir cennet yaratmakta, yıldızlı gök yüzünde
işaretler yerine “ yüz bin çiçek bir
rmektedir. Bilmecelerin cennetinde
Allah“hazır ve nazır, değildir. Dünyanın ha-
kiki sahibini unutan bilmeceler taşa, toprağa,
ağaçlara, meyvelere, kuşlara hep “kardeşim,
“kızım ,, , “gelinim ,, diyorlar. Hayatın hiç-
liğini kabul etmiyen bilmeceler günleri bir
salkım üzüme benzetiyorlar:
enim bir salkım müm var ,,
“ Yarısı kara yarısı beyaz,
(Gün ve gece )
u
yıldızlarımın
allı bir hışıltısı vardı.
lmecelerde yaşamak bir salkım üzüm
kadar tatlı ve taze. Yüzlerine bakmadığı-
mız ev eşyasının her birine bilmeceler seven
e “sevinen , bir can veriliyor: Havli her
sabah bizi kucaklayup yüzümüzü öpen bir
gelin, bardak herkese dudaklarım veren
cömert bir kız oluyor. Yemek. içmek, yat-
mak, kalkmak gibi yanan itiyatlarımız bil-
mecelerde sevinçli birer oyun halini alıyor-
lar.
Bilmecelerde bir çok şeylerin geline ben-
zetilmesi şayanı dikkattir. Her nesnede bir
gelin görmek yeryüzüne sevgilerin en sami-
misi ile bağlanmaktır. Eşyayı bir gelin ka-
dar ve bir gelin gibi güzel görmek ruhun
kâinatla nişanlanması, dünya sevgisinin
bir arzu haline gelmesi demektir. Bilmece-
leri bir düğün havasile dalduran gelin
“dünyevi nimetlerin, sembolü, ve yer yüzü-
ne çıkan cennetin sultanıdır.
(Bu yazı yelecek sayıdır bitecek)
Sabahattin Rahmi EYİBOĞLU
ŞİIR |
Ahuet Kutsiye |
Sarışın buğdayı rüyalarmızın,
Seni bağrımızda eker biçeriz ;
Acılar kardeşin, teselli kızın,
Zengin parıltınla dolar gecemiz.
Sükütun meyvesi, tılısım, pınar
Ve yıldız cümlesi karanlıkların ;
İklimler dışında ezeli Bahar,
Mevsimler içinde tükenmez Yarın.
İçimizde sonsuz çalkanan deniz,
Gülümseyen yüzü kaderin bize.
Yıldızların altın bahçesindeyiz,
Ebediyetinle geldik diz dize|!..
Ahmet Hamdi TANPINAR
u