language

ustmenu

searchbar

Ağaç 1936-03-21 Sayfa 13

Ağaç Dergisi, 14 Mart 1936, Sayfa 13

 



Özet

Bir Fransız mecmua şöyledikten sonra Bernard Shaw'un cemiyete uymayan sosyalist romanından bir iki benetnegi diyor. Bizde bu benetlerden, hülâsının hülâsası haline kisimlar ve satırlar aliyoruz. Tréfusis isimde genç bir milyoner, "cemiyete uymayan sosyalist" ihtilâliki fikirler besleyen ve her mesele hakkında bir fikir olası bir tiptir. İşte karısıla yaptığı bir münakaşada sanatkâr hakkındaki teorisini şöylede ortaya koyuyor.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

BERNARD SHAW SANATKÂRA ÇATIYOR

mecmuası şöyle yazıyor 1
Çok alkışlanan bir Gyatro muliarriri olmadı
evvel Shaw muvatfakiyetsiz bir rowancıydı. 23 ya
şile 26 yaşı arasında yazdığı beş roman, elli tabi
larafından reddedilmişti. Bı
en eğlenceli ve en taşızın fikirleri taşıyan (Cemiyele
ayan sosyalist-T.e socialiste İnsociable) adındaki
romanı şimdi ilk defa olarak fransızça bir tabı ha-
linde ortaya çıktı. Romanın bir çok kısı

Bir Frans,

mat fikirlerinin temamile tersini düşün
onların (Daradoxal) karakterini gö
sanatkârın cemiyet karşısındaki Vi
gibi bu günün meselelerine, bundan elli sene evvel
yazılmış bir eserle dokonulmuş olmasını meraka

değer buluyoruz.

Fransızça mecmua bu lâfları söyledik-
ten sonra Bernard Shaw'un cemiyete uyma”
yan sosyalist romanından bir iki bent neşre-
diyor. Bizde bu bentlerden, hülâsanın hülâsı
halinde kısımlar ve satırlar alıyoruz. Tr&fu-
sis isminde genç bir milyoner, « cemiyete
uymıyan sosyalist » ihtilâlcı fikirler besle-
yen ve her mesele hakkında fikri olan bir
tiptir. İşte karısile yaptığı bir münakaşada
sanatkâr hakkındaki teorisini şöylece orta-
ya koyuyori

Dehanın
dünyada bir i
ellerden daha
sinin de
görmesi
der tarlada,
le Şair, romancı, ressam veya bu me
viden kendi keyfinin çerçevesi içinde çalışan bir
tsi, halkın onları esasen işçi sınıfından ayırd eden
nevi hürmetle iktifa etmez, aynı zamanda adi işe
çilerden farkını para ile de ifade için bir menfaat
ister. Sanki kütüphanede geçen çalışma ile tarlıdaki
çalışma arasında bir zaman farkı varınış gibi,

Buna benzer sözlerden sonra

Sanatkâr yeni (Moloclı ) un büyük rahiplerine
benzer. Aralarında yüzde onu hastadır, daha doğ-
rusu cinnetlerinin istismarını yapacak kadar akıllı-
dır. Sanatkâr Kalitesinde bana hürmet telkin eden
biricik nokta, bazen onu, sevmediği işi yapmakdansa
açlıktan ölmeye kadar götüren ulvi egoizmadır.

Tröfusis'in bu tarzda sözlerini dinleyen
kadıncağız nihayet bir gün ölüyor. Tr&fusia,
yapılacak mezar taşını, bir duvarcı ile, kı-
rallık resimlakademisi azasından büyük bir
ressam arasında müsabakaya koyuyor. Ar-
sama duvarcıdan fazla para
vermemek istiyor. Şoylece konuşuyorlar £

— Duvarcının istediği seniükinden daha makul,

kati ve riyazi istipdadına ta
nsan varsa o da sanatkârdır. Ellei

— Kırallık resim akademisine aza oluncaya ka-
san ne çeker ve kaç sene didinir düşünsene!
— Sende düşün ki duvarcının çıraklık devresi
»ki kadar uzun ve bin kere dalıa meşakkatlidir.
— Deha diye bir şey yokmudur?
— Vardır, fakat isabet ettiği şahsa hiç de ayrı
bir imtiyaz ve hak verdirmez. Deha, tek bir şalısa
tesadüfen intikal etmiş bütün bir irkın mirasıdır.
Eğer bu şahıs, bu intikali fazla menfaat sızdırmak
yolunda kullanacak olursa istishkakı ipe çekilmektir

— Sanatın imtiyazı ilâhi bir meşeden gelir.
Eğer sen bunu aylamıyorsan, tablosuna bin Sterling
alan bir ressamın beş liraya bir mezar r
cek kadar aptallaşmıyacağını da kayra

— Senin tablona bin lira verilmesi
ki size verilen paralar daima ken:
Sanların yerdi
812, ya dilencid

Bu münakaşadan sonra milyoner sosya-
Ust ve büyük ressam, bu iki ahpap çavuş,
bir İngiliz soğuk kanlılığile bir lokantaya
gidip beraberce yemek yemekte mahzur gör-
müyorlar. Bu fikirler hakkında mutalâamızı
söylemeden bir noktaya işaret etmeliyiz.
Bizim bu meseleyi konuşabilmek hakkını
kazanmamız için evvelâ garbın sanatküra
verdiği hakları vermiş olmamız ve sonra o
hakları geri alıp almayacağımızı düşünmemiz.
lâzımdır. Zira bütün dünyada, sanatkârın
eskiler alayımcıdan bile daha az kazandığı
yer Türkiyedir. Gelelim meseleye :

Milyoner sosyalist, lâlâsile şakayı İleri-
ye götürmekten zevk duyan eski paşa oğul-
ları gibi, böyle düşünmeyi vie haline ge-
#irmiş bir fikir züppesidir.. Bu sözlerdeki
şey fikir değil, hazır cevaplık, tuhaflık ve
hokkabazlıktır. Netekim kendisine İtiraz
den ressamın cevapları da bu kıynıetlerde,
daha ileride değil

Bizim için alâkaya değen şey, ne mllyo-
ner sosyalistin fikirleri, ne büyük rsssamı
mukabelesi, nede Sahaw'un bundan elli sene
evvelki veya bu günkü Sosyalizmasıdır. Sos-
yalizmanın en ileri hamlesi olan komünist
rejimde bu gün sanatkâr ve entellektüel be-
siye oturtulmuş mukaddes kazlar vaziyetin-
dedir. Bizim için alâkaya değen şey, sosya-
list görüşün işe böyle başlayıp işi böyle bi-
tirmesindedir.

Bu ricatta da haklıdırlar. Çünkü sanat-
kâr ve mütefekkir bir kelime ile hayat bina
edendir. Oturak yapanla hayat yapan ara-
sındaki farksa ezeli ve ebedidir.

dar

pat eder-
kazanmıyan in
yaralardır. Bu gibi alıcılar ya hır-

2



Bu sayıdaki diğer sayfalar: