language

ustmenu

searchbar

Ağaç 1936-03-28 Sayfa 4

Ağaç 1936-03-28 Sayfa 4

 



Özet

Ağacıktaki aksiyonlar, kahramanlıkları derinleştirerek, bu aksiyonların sırlarına kadar yürüyerek, fatihliğimizin tabii bir neticesi olmak ıhtiyaçta. İstanbul Üniversitesi açılırken gençlik onu bu heyecanla karşılamıştı. Bu işitkiyi yaratıcı örneklerle beslemek, bunun için de (sanat, filik ve aksiyon) larimizin en muvaffakiyetlerini kendilerine daima sunacak tahhili ve kuvvetli kültür mevcutlarını her ne bahasına olursa olsun yaşamak lazımdır.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

AĞAÇ

yalnız müphem ve anlaşılmaz ( mimiklerle
bir parça belli olan içerlik hareketlerimiz-
de vardır. Bunlara ötedenberi “ düşünme ,,
* tahlil etme ,, diyoruz. Bu hareketler he-
nüz sahneye konmayan bir “piyes, gibi
provaları bitinceye kadar yalnız sahibi ta-
rafından bilinen aksiyonları teşkil ederler.
Bu provalarda obülün geçmiş tecrübe ve
aksiyonlar birbiri içinde eriyerek yeni bir
aksiyon şekli altınde doğabilirse hakiki bir
aksiyon olmuştur. Böyle olmayıp da prova-
ların ardı arkası gelmezse burada ne “dü-
şünme,, , nede “ tahlil , olmayıp sadece bir
. “mani, yahud bir “buname,, vardır. Bu
itibarla aksiyon hayatı, tabiatın tekâmül
neticesinde vücude getirdiği lâboratuvarla-
rın en mükemmeli, belki de en harikulâde-
sidir. O halde ki (abiat, laboratuvarda ken-
di kendini tahlil ve terkip elmeye sava-
syor gibidir. “ Ağaç ,ın aksiyondan anladı-
ği manada bu olacaktır. Çünkü Türk inki:
lâbının kendi elile yetiştirdiği gençlik an-
cak bu mahiyette bir aksiyona susamış
olabilir. Şimdiye kadar zaman ve mekân

ÖLÜLER

Ölüler bağrıyor mezarlarından:
Yolenlar, oturun. taşlarımızda
Onlurı deviren biziz toprağa.
Biz atık onları böyle ayağa,
Sakın ullamayın. kenariarından;

Ölüler bağrıyor mezarlarından.

üzerinde yaptığımız aksiyon : kahramanlık-
larını daha derinleştirerek bunların sırları-
na kadar yürümek, fatihliğimizin tabii bir
olmak iktiza eder. İstanbul Üni-
açılırken gençlik onu bu heyecanla
karşılamıştı. Uyanan bu iştiyakı yaratıcı
örneklerle beslemek, bunun için de (sanal,
filçir ve aksiyon) larımızın en muvaffakiyet-
lilerini kendilerine daima sunacak tahlilli
ve kuvvetli kültür mecmualarını her ne
bahasına olursa olsun yaşatmak lâzımdır.

Aksiyonun dinamizmasını sadece ders ve
kitaplardan beklemek bizi çok aldatır. Ders
çok omahdut kimselere hitap eder; kitap
çıktığı günden itibaren eskimeye başlar.
Ancak mecmualardır ki daimi deveranı temin
eder. Kültürün nabız hareketleri de ancak
bu “uzuvlar ,da takip olunabilir. Onlar
bize, nabız gibi, kültürümüzün zaaf ve kuv-

vetlerini duyurarak manevi sıhhatimizi şu-
ur ve ihtiyatla takip etmemize yarayacak
yegâne vasıtalardır.

Mustafa Şekip TUNÇ

Yolenlar, uzanın yere upuzun

Dayayın taşiara başlarınızı

Tüy yastıklar gibi rahat taşımız

Birleşsin bir lâhza orda başımız;

Ağlasak, üstünde omuzunuzun,

Yolcular, uzanın yere upuzun.

Ben de bir gün böyle yalvaracağım:
Yolcular oturun mezar taşımda.
Yolcular önümde fısıldaşacak,
Yolcular aşılmaz yollar aşacak,
Taşıma yerinden koparacağım,
Ben de bir yün büyie yalvaracağım.

Necip Fazıl KISAKÜREK



Bu sayıdaki diğer sayfalar: