Özet
Thomas Mann ve Almanya.
Almanya içinde ve dışındaki elebeviata dair İsviçre mabuttudan yapılan bir münakaşaya (Thomas Mann).
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
ya az geliyor. Bu eserin en can
alacak yerlerinde bile, piyano ile
orkestro, en iptiai birliğe varama-
dılar. Ulvi Cemalin sonatı oyun
#aydığı besbelli. Zira piyano ile
orkestro hiç bir mana ifade etmi-
yen seda ve aksi sedanın girişdiği
uzun ve sonsuz bir mulavere
halindedir, Ne yazık ki Ulvi Ce-
malin “Bayram, ıda du “Konser
dino, sunda da fakirlik en bâriz
hassa olarak kaldı.
Ulvi Cemalde görülen kusur-
lar Necil Kazımın “İkö orkesiro
parçası, bir yaz hatırası, şiir,
çifte telli, adındaki parçalarında
fazlasiyle o mevcuttu. o Üstelik
onun © bir de şairdne tarafı
var. Eserleri biteviye kücük vari»
yasyonlarla asli madılesini tekrar-
İayor, durmadan aynı musiki cüm-
leleri kulağımızı yalayıp geçiyor-
du. Parçalar son derece dağınık
ve istikametsizdi. Kompozitör bes-
telediği şeyin sık sık esas plân
unutuyor, ne diyeceğini şaşırıyor,
teferruat üzerinde israr ediyor,
oruluyor ve dinleniyor. ( Çile
Teli) ei isekivrak bir dns havası
olacak yerde, karakteri dejenere
olmuş bir alyonkeşin hulyaları
anlatan marazi bir etüde dönmüş-
tü.
Bununla beraber bu konserde
asıl dikkatimizi bağlıyan şey, gel
ve şefin bir jesti oldu. Almanlara
has mekanik vir vekâr ve ciddi-
yete genç kompozitörlerimi:
parçalarını çaldırdıktan sonra, şef,
melekleri bile alay etmeye davet
eden bir şekilde yavaşencık kolu-
nu kaydırıyor ve kenarada hazır
bekliyen kompozitörleri şahadet
parmağının. ucu ile çağırarak, hal-
ka te-lim ediyor. Harikulâde beli
olan bu jest - çünkü yaratıcı sa.
matkârm — exdeulan/i — olduğu
için kıymet İtibariyle nihayet bir
tercümanı olan şefin buna cüret
elmesi ve yaratıcının bunu haz-
melmesi akılları durdurur > acaba
şuurlu mudur? İster şuurlu olsun
isler şuursuz, bizim için mülün
olan Türk sanatkârıdır. Türk bes-
tekâr, Çuo Vadis ? B.T.
THOMAS MANN
VE ALMANYA
Almanya içinde ve dışındaki
edebiyata dair İsviçre matbuntu-
da yapıian bir uakaşaya (Tho-
AĞAÇ
mas Mann) da bir mektup gön-
dererek karışmış, Almanya dışın-
daki edebiyatın bir Yahudi edebi.
ta olmadığını, Alma
enternasyonal
Yahudi (Wassermann) kadar ken
disinin ve kardeşi (Li
Mann ) in tesiri olduğunu,
ki kendilerinin Yahudilikle ulaka-
ları bulunmadığını söylemiş, Ak
manya içinde bulunan hakiki
ediplerin de imkân bulabilseler
derhal Almanyadan çıkacaklarını
ilâve ederek mektubunu şöyle bi-
Grunişi
“ Binlerce insani, alılaki ve
estetik müşahedenin her gün bes
lediği derin bir kanaat, bütün Al-
manyada hüküm süren İdareden
ne Almanya, nede dünya için biç
iyi bir şey, çıkmayacağını bana
ispat elli, Bu kanaat, beni üç se-
nedir bütün dünya karşısında
Almanlıktan çıkarmaya kalka;
lardan çok daha derin surette kök
Saldığım bir memleketten uzak
kalmaya malıküm etti, Şimdi ru-
humun, bütün derinliklerine kadağ
eminim ki kör bir köle memleke-
tinde yaşayacağına oradan kaçına-
yı tercih. edenlere, uymakla bu
günkü ve yarınki dünyaya karşı
borcumu yapmış oldum. ,
(Thomas Mann ) bütün ne
ticelerini evvelden kabul etiğini
bildiren bu mektubile avam A
manyayı nasıl bir harekete sevk-
edecek ? Kendisi şimdiye kadar
Almanyaya girmekten menedil-
memişdi. Kitapları serbestee satı-
iyor, yazıları elebi meenalard
yer buluyordu.
SOVYET RUSYADA
TÜRK RESMi
Eski, yeni Türk ressamları
pin eserleri bir sergi halinde top-
andı ve Moskovaya, Kiefe, sonra
Bükreşe gönderildi. Bu sergi,
şimdiki Türk resmini temsil etmek
iddiasındadır. Sergiyi teşkil eden
eserlerin bu iddiayı ne dereceye
kadar lınklı gösterdiğini bilemeyiz.
Ancak serginin gerek Moskovada,
gerekse Kielde büyük muvalfak
yet kazandığı, alkışlandığı
lendi ve Sovyet gazeteleri sanati-
mız hakkında methiyeler yazdılar.
Dostluk çilvelerinin bu alkış-
hunalarda we dereceye kadar rol
Oynadığını arayacak değiliz. Au-
cik gerek (o Moskovada, gerekse
Kiefde bu kadar sükse yapan m;
hut sergiyi burada, Ankarada da
görmek isteriz. Medihlerin ne de-
Tece yerinde olduğunu o zaman
anlamış olacağız.
Bir çok sanatkârlarımız bu
sergiden © haberdar © olmamış-
lar, işsirake davet edilmemişlerdir.
Bu ciher, serginin toplanına ruhu
hakkında iyi bir fikir vermiyor.
P AA
Mürt Ağaççı
Sanibi EN F KISAKUREK Fomla Kulunu 1 197 Ankara
0. Nes.Mü,: H. V. FIRATLI A vE D. 110 Lira
ım yeri ; Ankara - ULUS, Her cumartesi çıkör 15 Lira