language

ustmenu

searchbar

Commodore 1986-03-01 Sayfa 29

Commodore Dergisi, 1 Mart 1986, Sayfa 29

 



Özet

Commodore 64 hemen hemen genel bir ön kabulü kötü bir Basic derleyici sine sahip olmasına rağmen genel özelliklere makina değilin iyi kullanılabilmesi, kolayca değişiklik yapabilmesi ve popülerliği nedeniyle dünyadaki en çok programa sahip, dolayısıyla program kopyalama en elverişli makinedir. Commodore 64'un program listesi kabardıka yeni kilit sistemleri ve buna bağlı olarak yeni kopyalama yöntemleri amansız bir yarış halinde geliştirilmiştir. Bu leşi bir gelişimin sonunda koruma bir programla uğraşırken karşılaştığımız sorulardan giderek artmaktadır. Bu arın program kopyalanabilir mi sorusu için de, nereden başlamış, nasıl bir program, nasıl bir kilitte korumus, listesini almanın bir yolu var mı, hafızanın neresi ne yerleşiyor vb. sorularını da barındırıyor. Bütün bunların yanı sıra programların kayit biçimleri (kartu, disket ya da kaset) de kopyalama açısından ayrıca önem taşıyor. Ama hemen moraliniz bozulmaz. Bütün bu sorular, elde ki her üç kayit sistemi için super kopya programları varsa hemen çözülecektir. Kopya programları günümüzde hemen her ülkede pek ucuz olmayan fiyatlarla ama serbestçe satılmaktadır. Ülkemizde de kopya programlarını temin etmek mümkündür. Ancak elimizde kopya programı yoksa her kayit sistemi için ayrı ayrı çözümler düşünmek zorundayız. Ülkemizde şu anda keşfetlenen yığın olarak kullanılmakta olduğunu göz önune alarak, kartu ve disket bahsini kısa geçip özellikle kayit sistemi üzerinde durmak istiyoruz.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

Commodore 64 ve
kopyalama
yöntemleri

Commodore 64 hemen hemen genel
bir ön kabulle kötü bir Basic derleyici-
sine sahip olmasına rağmen özellikle
makina dilinin iyi kullanılabilmesi, kolay-
ca değişiklik yapılabilmesi ve popüler-
liği nedeniyle dünyanın en çok progra-
ma sahip, dolayısıyla program kopya-
ılığına en elverişli makinedir. Commo-
dore 64'ün program listesi kabardıkça
yeni kilit sistemleri ve buna bağlı olarak
da yeni kopyalama yöntemleri aman-
sız bir yarış halinde geliştirilmekte. Böy-
lesi bir gelişimin sonunda korumalı bir
programla uğraşırken karşılaşacağımız
sorunlar da giderek artmakta. Bugün
tık program kopyalanabilir mi sorusu için-
de, nereden başlamalı, nasıl bir prog-
ram, nasil bir kilifle korunmuş, listesini al-
manın bir yolu var mı, hafızanın neresi-
ne yerleşiyor vb... sorularını da barındi-
nyor. Bütün bunların yanı sıra program-
ların kayıt biçimleri (kartuş, disket ya da
kaset) de kopyalama açısından ayrıca
önem taşıyor. Ama hemen moraliniz
bozulmasın. Bütün bu sorunlar, elde-
ki her üç kayıt sistemi için süper kopya
programları varsa hemen çözülecektir.
Kopya programları günümüzde hemen
her ülkede pek ucuz olmayan fiyatlar-
la ama serbestçe satılmaktadır. Ülke-
mizde de kopya programlarını temin
etmek mümkündür. Ancak elimizde
kopya programı yoksa her kayıt siste-
mi için ayrı ayrı çözümler düşünmek 20-
rundayız. Ülkemizde şu anda kasetlerin
yaygın olarak kullanılmakta olduğunu
göz önüne alarak, kartuş ve disket bah-
sini kısa geçip özellikle kaset kayıt sis-
temi üzerinde durmak istiyoruz.

Kartuş kayıt sistemi

Kartuşlar çalışma sistemi açısından
hemen hemen bütünüyle benzerdir.
kartuşun içinde bulunan 4.8 ya da 16
Klık RAM'e program kaydedilmiştir.
PROM yazıcı cihazlarla entegre devre-
ler üzerine yazılan programlar eğer
auto-run'lı iseler, yani RUN komutunu
proramin bir parçası olarak içeriyor ve
“dolayısıyla yüklenir yüklenmez çalışma-
ya başlıyorlarsa kopyalanmaları olduk-
ça zordur. Bunun nedeni, bilgisayarın
işletim sisteminin, bilgisayar «alır açıl-
maz USER PORT'u (kartuşun takıldığı
port) kontrol etmesi ve eğer kartuş var-
sa bilgisayarın kontrolünü tamamen
kartuşa bırakmasıdır. Ama yine de kar-
tuşları kopyalamanin birçok yolları var-
dir. Bunlardan biri PROM yazıcı/kopyo-
layic! aletler kullanılarak, kartuş içindeki
RAM çoğaltmasıdır. Bu kopyalama bi-
çimi oldukça kolay olduğu halde, alet-
lerin pahalı olması sorun yaratmakta-
dir.

Disket kayıtları

Koruma altına alınmamış disketlerin
kopyalanması kadar kolay bir şey ol
maz, hele elimizde iki tane disket sür
cüsü varsa, Hatta bazı bilgisayarlara bu
işlemi kolaylaştırmak için COPY komu-
tu bile konmuştur. Böyle kolaylıklar kar-
şısında yazılım firmaları, programlarını
korumak amacıyla türlü türlü kilit yön-
temleri geliştirmeye çalışmaktadırlar.
Programları Gutorun'lı hale getirmek, ya
da programın bir parçası olan errorlar,
yani hatalı komutları programa okuta-
rak disketleri errorsiz çalışmaz hale ge-
tirmek, ancak joystick portuna sokulan
bir parçanın (dongle) yardımıyla çalı-
şan programlar hazırlamak (bu, çok
özel bir hardware çalışması olduğu için
kopyalama açısından büyük sorunlar
doğurmaktadır), Commodore öd'ün
1541 “zeki” disket sürücüsünün 40 ko-

nal açmasına rağmen 35 kanalla çalış- :

masindan yararlanıp, illegal kanal ola-
rak adlandırılan 36-40'ıncı kanallarına
programı taşırmak, disket sürücünün
kafasının senkronizasyonunu bozarak
kanal aralarına program yazmak (hall
track) ve bu programı yine halftrack
okutmak disket kilitlenmesinde kullani-
lan değişik yöntemlerin bir bölümü. Dis-
ket sürücünün işletim sistemi (DOS) bu
kilitleme yöntemlerinde çokça kullanı-
liyor. (Bu konuda daha ayrıntılı bilgi
edinmek isteyenlerin TELETEKNIK tarafin-
dan getirilen The Anatomy of 1544 ki-
tabına bakmalarını öneririz.)

Disketlerin oldukça iyi korunduğunu
görüyoruz. Bu durumda kopyalama an-
cak bu koruma yöntemlerini ve karşı
yöntemleri çok iyi bilerek başarılabilir
Ya da bir süper kopyalama yöntemi
bulmak en iyi yoldur.

Kaset kayıt
sistemi

Ucuzluğundan ötürü ülkemizde en
çok kullanılan kayıt yöntemi kaset ka-
yit yöntemidir. Commodore 64'ün her
şeyden önce bir ev bilgisayarı olduğu
düşünülürse kaset kayıt yönteminin bil-
gisayar sahiplerini birçok açıdan tatmin
ettiği söylenebilir. Teyp sahibi program
argivcilerinin kopyalama sorunları diğer
iki sisteme göre daha azdır. Çünkü ka-
set sistemi Commodore kayıt sistemleri
içinde kopyalama işlemine en uygun
olanıdır.

Ne bir minik işlemciye (micro-pro-
cessor) ne de bir mantıksal kontrol ara-
cına sahip olduğu halde yine de kaset
kayıt yöntemleri için güçlü koruma
programları geliştirilmiştir. Ancak bu ko-
ruma yöntemleri genellikle teyp butfer't
kullanılarcık oluşturulmaktadır. Bu koru-
ma yöntemlerinin en çok kullanılanı
programları auforun'lı (kendi kendine
başlayan) hale getirmektir.

Bu işlem nasıl gerçekleşir? Buna ce-
vap vermek, bu tip programları kopya-
Iamada ilk adım olarak önem taşımak-
tadır. Şimdi hepinizin biraz olsun maki-
na dilli bildiğini varsayarak bu sistemin
işleyiş mantığını açıklamaya çalışalım.

$02A7-S02FF'deki kullanılmayan hafıza
Basic vektör lokasyoniannin sınırlarına
dayanır. Bu 5 vektör noktasının her biri
tutinin başlangıç adresini içeriyorsa,
RUN-STOPIRESTORE girişimleri rutinde
otomatik bir sigramaya yol açacaktır.
Bu nedenle bir programı, listing ya da
disassembly için durdurmak, tuşlar ya
da keyboardia mümkün olamayacak-
tır. Bu vektör lokasyonları teyp ya da
diskten yüklenmişse program yüklenir
yüklenmez onların gösterdiği program
(run) etmeye başlayacaktır. Bu auto-
run’in bir türlü anlaşılmaycın noktasıdır.
Auto-run kullanımının püf noktası, bunu
sağlayacak programın, vektör lokas-
yonları yüklenmeden önce kompüter-
de zorunlu olarak bulunmasıdır. Auto-
| run‘in temel amacı, kullanıcının prog-
rami çalıştırmadan önce dökümünü (lis-
tingini) almasını engellemek olduğuna
göre, lokasyon vektörleri ile birlikte ama
onlardan önce yüklenmesi gerekir.
Vektörlerden önce, bir program yükle-
nebilecek kadar geniş olan tek bölge,
$02A7 ve S01FF arasında kalan bölge-
dir. Bu bölge çok geniş olmamakla bir-
likte böyle bir işlem için idealdir.

Bu bağlamda düşünürsek lokasyon-
ların yerlerini (yani Basic pointerları) de-
ğiştirmek, böyle korunmuş programla-
rin Guto-run etmesini engelleyebilecek-
tir. Bunun için, yazının sonunda bir prog-
ram listesi ve kullanılışının açıklanması
konulmuştur. Ancak daha önce, birkaç
ufak uygulamadan örek vermek istiyo-
TUZ.

Auto-run‘ti bir programı yüklemeden
önce, basit bir POKE içeren bir Basic so-
ın ile Basic pointerlan değiştirmek
mümkün olabilir. “Örneğin, programı
yüklemeden önce, POKE 44, 158 Verip,
Programı daha sonra yüklersek, büyük
bir ihtimalle “syntax error” mesajı ile kar-
şılaşırız. Bu mesajı aldıktan sonra POKE
44, 8 Basic pointerları tekrar eski yeri-
ne döndürecektir. Ama program auto-
run etmeyecektir. Bundan sonra SAVE
komutuyla auto-run etmemiş programı
kaydedebiliriz. Bu komutlar makine di-
liyle yazılmış ve yalnızca auto-runla ko-
runmus hemen hemen bütün program-
lar için geçerlidir. Eğer program Basic
dilinde yazılmışsa, Basic belleğinin baş-

langig adresi olan 2048 adresine O'dan
EEE
29



Bu sayıdaki diğer sayfalar: