Özet
İkinci - Hayır, yaradı, bir bomba ile bin parçaya taksim edildi.
Üçüncü - Başka bir delikanlı bir gecidi vermemek için son nefesine kadar çarptı ve kendisi en sonra öldü, fakat kaçmadı. Halbuki bu çocuk her gün mektepten kaçardı.
Birinci - Bu kadar fedakârlıkten sonra onlar için ne yapildı?
İkinci - Bu gün gazetesinde, «Yaşayan Ölüler» diye resimleri basıldı.
Birinci - Sonra ne oldu?
İkinci - Aileleri aştıktan öldü ve onların resimleri basıldı.
Birinci - Sonra?
İkinci - Sonra... Hiç!
Beşinci - Dedim a l sizlerden hayır gelmez artık, buraya yepyeni adamlar getirmeli. Genç, kuvvetli, valan sever adamlar.
Birinci - Acente efrat değil mi?... Geti rin de ilk top sesinde donularına kaçırınlar.
(Dokuzuncu yattığı yerde sirtıştı döner, kahkahalarla güler. Siperde onbirinci görünür.).
Onbirinci - Sulh, çocukları sulh suhli (Dokuzuncunun gülmesi bicakla ke simmiş gibi birdenbire durur. Uyananlar yavaş yavaş doğrular. Dokuzuncu gözlerini uguşturur. Onbirinci devam eder.).
- Çok yakında harp bitiyormuş. Sulh oluyormuş, sulh! (Üçüncüye) Hey, babalık, gö zühni açı sulh var! sulh! sulh!
Üçüncü - Nasıl sulh?
Onbirinci - Başbayağı sulh bel nasıl olacak?
Üçüncü - (Kendi kendine söyler) Sulh!... (Onbirinciye) Nece bu?
Onbirinci - Türkçe yahul Hiç duymadan mı?
Üçüncü - (kendi kendine söyler.) Sulu. (Onbirinciye) Haydi canım, alay mı ediyorsun?
Onbirinci - Vallahi bel... İnanmıyorumuz?
Üçüncü - (Üçüncüye) bana bak! Şimdi sahiden bir sulhı olsa ne yaparsın?
İkinci - Bu haberi verenden bir tabak yemek isterim.
Üçüncü - Eğer yemek yoksa?
İkinci - İnanmam.
Üçüncü - Pek iyi, verdi. Sonra ne yaparsın?
İkinci - Karnımı doyururum.
Üçüncü - Sonra?
İkinci - Su içerim.
İkinci - Yumuşak bir yatakta iki ay yatarım,.
İkinci - Sonra?... Ne bileyim?... Hiç!
Üçüncü - (Birinciye) Sen hekayetinizin değil mi? Eger sulh olsa ne yaparsın?
Birinci - Mezar taşı yontarım. Bu ellerle mermerden, ince, bir kadın yüzü çıkaramam ya artik.
Üçüncü - (Onbirinciye) Sen ne yaparsın?
Onbirinci - Ben eskiden mahalle bek çisi idi. Şimdi olsam olsam... Morg bek çisi olabilirim.
Üçüncü - (Beşinciye) Sen ne yaparsın?
İkinci - (Atlı) O mebusluk yapar. Lyi söz söyüyor.
Beşinci - Sen de gevezelik!
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
Piyes3 Perde 6 Tablo
İKİNCİ — Hayır, yaradı, bir bomba ile bin
parçaya taksim edildi.
ÜÇÜNCÜ — Başka bir delikanlı bir geçi-
di vermemek için son nefesine kadar çarpıştı
ve kendisi en sonra öldü, fakat kaçmadı. Hak
buki bu çocuk her gün mektepten kaçardı.
BİRİNCİ — Bu kadar fedakârlıktan sonra
onlar için ne yapıldı?
İKİNCİ — «Bu gün » gazetesinde, « Yaşa-
yan Ölüler» diye resimleri basıldı.
BİRİNCİ — Sonra ne oldu?
İKİNCİ — Aileleri açlıktan öldü ve onla-
rın resimleri basılmadı.
BİRİNCİ — Sonra?
İKİNCİ — Sonra... Hiçl
BEŞİNCİ — Dedim a | sizlerden hayır gel
mez artık, buraya yepyeni. adamlar getirmeli.
Genç, kuvvetli, vatan sever adamlar,
BİRİNCİ — Acemi efrat değil mi?... Geti-
rin de ilk top sesinde donların kaçırsınlar.
( Dokuzuncu yattığı yerde sırtüstü dö-
ner, kahkahalarla güler. Siperde onbi-
rinci görünür.)
ONBİRİNCİ — Sulh, çocuklar! sulh! sulh!
( Dokuzuncunun . gülmesi bıçakla ke-
silmiş gibi birdenbire durur. Uyanan-
lar yavaş yavaş doğrulur. Dokuzuncu
gözlerini uğuşturur. Onbirinci devam
eder.)
— Çok yakında harp bitiyormuş. Sulh olu-
yormuş, sulh | (Üçüncüye ) Hey, babalık, gö-
Zünü açl sulh var! sulh! sulh!
ÜÇÜNCÜ — Nasıl sulh?
ONBİRİNCİ — Basbayağı * sulh bel nasıl
olacak?
ÜÇÜNCÜ — ( Kendi © kendine söyler)
Sulhi... (Onbirinciye) Nece bu ?
ONBİRİNCİ — Türkçe yahul Hiç duyma-
dın mi?
ÜÇÜNCÜ — (kendi kendine söyler.) Sulu.
(Onbirinciye) Haydi canım, alay mı ediyorsun?
ONBİRİNCİ — Vallahi ;bel ... İnanmıyor-
musunuz?
© >
Cevdel Kudret SOLOK
ÜÇÜNCÜ — fİkinciye) bana bakl şimdi
sahiden bir sulh olsa ne yaparsın?
İKİNCİ — Bu haberi verenden bir
yemek isterim.
ÜÇÜNCÜ — Eğer yemek yoksa?
İKİNCİ — İnanmam.
ÜÇÜNCÜ — Pek iyi, verdi. Sonra ne ya-
parsın?
İKİNCİ — Karnımı doyururum.
ÜÇÜNCÜ — Sonra?
İKİNCİ — Su içerim.
ÜÇÜNCÜ — Sonra?
İKİNCİ — Yumuşak bir yatakta iki ay ya
tarım,
ÜÇÜNCÜ — Sonra?
İKİNCİ — Sonra?... Ne bileyim?... Hiçl..
ÜÇÜNCÜ — (Birinciye) Sen heykeltiraştın
değil mi? Eğer sulh olsa ne yaparsın?
BİRİNCİ — Mezar taşı yontarım. Bu ellerle
mermerden, ince, bir kadın yüzü çıkaramam ya
artık.
ÜÇÜNCÜ — (Onbirinciye ) Sen ne ya
parsın ?
ONBİRİNCİ — Ben eskiden mahalle bek-
gisi idim. Şimdi olsam olsam... Morg bekçisi
olabilirim,
ÜÇÜNCÜ — (Beşinciye) Sen ne yaparsın?
İKİNCİ — (Atılır) O mebusluk yapar. İyi
söz söylüyor.
BEŞİNCİ — Sen de gevezelik |
IKINCI — O sizlerin vazifesi, Ben yapsam
yapsam mezar kazarım. Burada en iyi öğrendi-
gimiz şey o... Öldürmek ve mezar kazmak.
DOKUZUNCU — Ve ölmek.
İKİNCİ — Evet, evet. Çinlilerin dediği
gibi: «Asker bin gün talim ve terbiye görür,
fakat bir gün işe yarar »
BİRİNCİ — Çocuklar | Gene diş etlerim
ağrımaya başladı. Galiba çok yorulduk, çok
konuştuk.
ÜÇÜNCÜ — Hastalık, değil mi,? Benimde
öyle! Gene otlamak lâzim.
İKİNCİ — Boru nerde ise çalar.
DOKUZUNCU — Ot borusu mu?
tabak
un