language

ustmenu

searchbar

Ağaç 1936-05-16 Sayfa 17

Ağaç 1936-05-16 Sayfa 17

 



Özet

Ellinci Sene.

Sembolizma, ellinci senesine girerek, bu meselede Francis de Miomandre'ye döndürüyor.

Ellinci senesinde, bir takım merasimler, toplantılar, natukların ve vesilisi olacak. Herhangi bir gidiyor! Çünkü bu merasim severin, ilk genelini edebiyatı akılcı dolu atesli çatılarda, en heraretli gülinerin yaşıyor. Sembolizmayi de severin.

Buna rağmen bazı endişelerden kendini alamıyorum. Bilgiyorum ki bu nesnelerde gene mektepler, zümreleştiklerin filan babasıdır. Halbuki Sembolizma bir mektep karakteri görünmek onu bilinmeyi demektedir.

Yeni bir ideadı karmaşık bir kahveri, genis ve kuvvetli bir ruh, neman ortaya çıkacak sorunlarla ilgisi var. Böyle bir şeyi için sanki bir mektep şefi olmak lazımdır ve sanki zaherlerin en büyük ve şeriflerin en rübselisi de budur. Sembolizma günlerinde halka birinci hırsı, bu oyunun kimi ideali ettiğini bilmiyor. Hakkatı odayı ki buunu helki herkes yapmaya ve helki kimse yapmıyor. Kinse ortadaki şeyin bir mektep değil, bir hareket olduğunu kavrayamamıştır. Mektepler hareket arasıda büyük fark vardır. Mekteplerin adedi pek çoktur. Zira onlar ferdi nevillerin eseri.

Odedi Roi.

Paris operası, son günlerde, eski Yunan'ın büyük eserlerinden biri olan Sophocles'un meşhur Odedi Roi'sı oynanıyor. Kaderin karşısında insan kudretiyle teması temsil eden bu ebedi eseri, bu defa opera ile ve gerek müzikle ekippleri hakkında mukemmel dili medyeleri doluyor. Mounet-Sully gibi bir aktörün hatırasında yaşayan Odedi Roi'nü André Perret yapmış ve çok muvaffak olunmuştur.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

ELLİNCİ SENE

Sembolizma, ellinci senesine gir-
mek üzeredir. Bu münasebetle Fran.
cis de Miomandre şöyle düşünüyor

Sembolizmanın ellinci senesine gi-
Fişi, bir takım merasimin, toplantıların,
nutükların Hoşuma
gidiyor! Çünkü ben merasimi severi
İlk gençliğimin edebiyat aşkile dolu
ateşli çağlarında, en heraretli günlerini

vesilesi olacal

yaşıyan Sembolizmayı da severi.
Buna reğinen bazı endişelerden ken-
dümü alamıyorum. Biliyorum ki bu

nasebetle gene mekteplen, zümreleş-
mekten filân bahsedifecektir. Halbuki
Sembolizmada bir mektep karakteri
görmek onu bilmemek demektir.

Yeni bir ifade modası kurmıya ka-
geniş ve kuvvetli bir ruh,
ortaya çıksa sorulan ilk su-
al, onun hangi mektebe ait olduğudur.
Böyle bir şahsiyet için sanki bir mek-
tep şefi olmak lâzımdır. ve sanki za-
ferlerin en büyüğü ve şereflerin en
rütbelisi de budur. Sembol
lerinde halkın birinci hırsı, bu oyunu
kimin idare ettiğini bilmekti, Hakikat
oydu ki bunu belki herkes yapıyordu
ve helki kimse yapmıyordu. Kimse
ortadaki şeyin bir mektep değil, bir
hareket olduğanu kavrayamamış
Mekteple hareket arasındaysa büyük
fark. vardır. Mekteplerin adedi pek
çoktur. Zira onlar ferdi nahvetlerin ese-

ti arkadaşiyle bir
iylece bir (cismi)
duha artış olur. Zanaımca 1886 dan
bugüne kadar gelen mektep isimleri
60 la B0 arasındadır.

Fakat bana kalırsa o zamanla bu-
gün arasında ik! esaslı hareket vardır.
Sembolızma ve Sürrealizma. Bunlar.
tan ikiside yeri bir gök halinde
ve yeni bir neslin aynasında tecelli
ve'bir arkın. insiyaklarındaki iticiliği
eden birer hâdisedir. Bunun
de beni teshir etmiş ve
nazariyeleri, programları, tezahürleri
va kitaplariyle beni kavramıştı

Fakat orta Fransız sanır ki Sembo-
lizma bir mekteptir. Bir şefi, birkaç
mubassırı ve bir takım iyi talebeleri
vardır ve bunların da isimlerini bilmek
edir.

Francis de Miomündre buraya yelik-

temsil
içindir ki

ten sonra son bir cümle daha söylü-
yor:

Bi

hı kabil adamlar değiliz!
MONTPARNASSE
KAHVELERİNDE

Sembolizmanın ellinci senesi mü-
nasebetile yapılacak moras
zahürle

ve tes

tespit etmek üzere seçilen
Montparnasse'ın büyük kah
velerinden birinde toplanmıştır.

( Montparnasse Parisin artist mu-
hitidir- ) Komite programı
miş gibidir. Haziran ayı
bolizmanm, Pariste, Brükselde, Genev-
rede, gerek cenebi memleketler ve ge-
rek Fransanın büyük kültür merkezle-
rinde büyük nümayişler. yapması ve
zaferler kazanması ona fik

Mallarmö'nin kücük evini ziyaret,
sembolist şiirler © okumak, ormanda
gezinti ve öğleyin kırda yemek gibi
maddeler programın içindedir.

Bu
demiştir ki

— Haziran ayında, yeşillikler için-
de bu merasim ne kadar güzel ola
cak! Yemekten sonra Seine mehri
üstünde tıpkı Mallarme gibi kayıkla
bir ye

Şairin arkadaşı ise ©

alâkadarlarından bir şair

— Kayıklamı? demiştir. Fakat kü-
Aksi

ekleri" sizin çekmeniz. şartile,
halde ben motoru tercih ederim!
OEDİPE - ROL

Paris operası, son gü
Yunanın “en büyük eserler
olan Sophocle'um meşhur (Oedipe-Roi)
sini oynadı. Kaderin karşısında insan
kudretsizliğini temsil eden bu ebedi
eseri, bu defa operaya çeviren. şiirde
Edmond Fleg ve musikide Geogres
Enesco'dur. Eserin gerek sö:
musiki cepheleri hakkında münkitlerin
medihlerle duhudur. Mownet-Sully,
ir aktörün hatırasında yaşıyan
Andrâ Pernet yapmış
ve çok muvaffak olumıştar.

Bu vesile ile arkadaşımız > Ertuğrul
Muhsini hatırlamamak elden gelmiyor.
Ertuğrul Muhsinin gayelerinden biri de
(Oedip) i Şehir tiyatrosu sahnesinde
çıkarabilmek ve bizzat oynamaktır.
Ertuğrul Muhsinin bu meselede karşı-
laştığı tek müşkül, eserin manzum.

16

ve gerek

havasını ve mimar

wozum olarak Türkçeye çevirebilecek

Kimdir 2. Ertağrul Muhsin onu

yor!

AKADEMİ KOLTUKLARI
Fransız Akademisi, boşalan dört

koltuğunun intihap gününü, Z Tem-

muz 1936 tarihi olmaRüğzere tespit
etimiştir. Bu koltuklar Pau Bourget,
Jules Cambon, Pierre de Nolhme ve

Jacgves Bainville'den boşalmıştır. 1870
#enesinden beridir kiFransız akademisi
ilk defa olarak dört koltuğun birden

Namzetler altı kişidir. Bunlardan biri
Pierre de Nolhsetin yerine resmen
namzetliğini koyan Löon-Paul Fargue
ve diger beşi Mgr. Grente, Francis de
Croisset, Alfred Poizat, Emile Ripert
ve Pierre Champion'dur.

EDEBİYATA AİT TARİHLER

Nouvelles Littöraires ( Edebiyata
ait tarihler ) başlığı altında, kendi
intişar haftası içindeki günleri ala-
rak muhtelif senelerde ve bütün dün-
yada ayın o günlerine ait edebiyat ve
fikir vakalarını kısaca hatırlatıyor.
Biz de aynı başlık altında her hafta
bu satırları o gazeteden iktibas ede-
cek we memleketimize it hâdiseleri
de ona itüve edeceğiz:

2 Mayıs 1726 — Voltaire 12 gün-
lük bir hapisten sonra (Bastille ) yi
terkediyor ve İngiltereye gitmek üzere
(Calais) den gemiye biniyor.

3 Mayıs 1844 — Edvard Drumont
un Pariste doğuşu.

4 Mayıs 1775 — Nazariyeleri He-
gelin nazariyelerine zıt ve Kant'ın
nazariyelerine yakın olan meşhur Al
man filozolu Herbert'in doğuşu

5 Mayıs 1815 — Eugöne Labi-
ehe'in Pariste doğuşu.

6 Mayıs 1754 — Dalembert, Dide-

rot'nun arkadaşı, ahlâkçı Joseph Jou-
ben'in Perigotta doğuşu.
saz) 1897 — Tar Bedia
ölümü,
8 Mayın 1265 — Büyük İtalyan
şairi Dante'nin Floransada doğuşu. Bu
tarih bazı müverrihlere göre 27 Mayıs
1263 dür.

13 Mayıs 1893 — Ağaç muharrir.
lerinden başka, hemen hemen kimse-

nin tanımadığı, fakat tasınmıya çok
değerli ressam Arif Dinonun doğuşu.



Bu sayıdaki diğer sayfalar: