language

ustmenu

searchbar

Ağaç 1936-04-18 Sayfa 11

Ağaç 1936-04-18 Sayfa 11

 



Özet

Mücerret sanat (Art Abstrait) denilince kibizmadan sonra gelmiş bazı sanat ekolüleri gösterilmiştir. Bu böylece kabul etmek abstract görüşün otuz kırk senelik bir yenilik olduğunu sanmak olacaktır. Halbuki her büyük sanat eseri müceret elemanlarla doludur, ve nasıl olmasın ki onun ebediyetini statizması temin edecek bu mücererletikdir. Çizginin, rengin, haçın, terkibin, nisbetin sayesinde plastik sanatın bütün güzellikini temin eden, katlaşmış bir laf gibi milyar sulp yapan, bu yüksek nizam, mücererletikdir. Ona, Misirda ve Yunanda, orta çağda ve Ronesansda, dünde ve bugünde rast gelirsiniz. Proksitele ve Picasso'ya kuvveti ve kudreti veren odur.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

AĞAÇ

Piâstik Sanatlar:

MÜCERRET SANAT

“ Resim nedir ,, adlı birinci yazıda, “ Ta-
biat karşısında ressam, alıcı olmakla bera-
ber verici, ilâve edicidir , demiştim. Haki
ki ve mantıki şekilleri tağyir eden, tefsir
eden, onları muhayyilenin ve görüşün emrinde
birer elâstiki unsur yapan bu vericilik sa-
hatkârın mücerret anlayışıdır.

Plâstik sanatın iki mühim yaratılış un-
suru vardır. Biri tabiatın geniş ve manalı
nizamını idrak etmek, bir kelime ile onun

lise çevresinde bazıları Kilise Babalarının
- çıkmaya lüzum yok- belli bir ananeyi
uzatıp gitmektedirler. Jean Racine'in öfke-
sine rağmen, Nicole'ün yazdığını hatırlaya-
lm: “ Bir romancının veya bir tiyatro mü-
ellifinin, namuslu kimselerin kanaatine göre
pek hürmete lâyık olmayan hassaları, Hris-
tiyan dininin ve mukaddes kitabın kanun:
larına göre korkunç ve müthiştir. Bir ro-
mancı ( veya bir tiyatro şairi, vücutların
değil, inanmış ruhların umumi zehirleyicisi-
dir ve kendisini namütenahi ruh katlile
suçlu saymalıdır. ,,

Önünde H. Bordeaux'nun bile affa nâil
olmadığı bu jansöniste'e M. Guiraud'ya inan-
malı mı? Bize kalırsa, söylemeye karar ver
diğimiz inanımız şudur:

Eğer, insanı incelerken, hakikattan ayır-
mazsak, aldanmadığımıza kaniiz. Biz, iç âle-
minin keşiflerine sadık kalıyoruz. Gördük-
lerimizden hiç birini saklamıyacağız ve Jean
Balde'in, roman hakkındaki uzun bir tahlili-
nin sonuna ekleyip, dindar yazıcılara pek
haklı olrak hatırlattığı, büyük bir Rus ro-
mancisının sözlerini benimsiyoruz: “ Ben
hayatı, muhayyilenin ( hülyalarında değil,
realitesinde kovaladım ve böylelikle (/4y/4-
Lin kaynağı oluna erdiml..

— Biti —
Burhan TOPRAK (François MAURIAC)

atin bittiği y

öteki, o faciayı adeta
eklektik

* faciasını ,, görmek,
bir mikrokozm haline geti
zihniyet olan mücerret gö,

Mücerret sanat (Art Abstrait) denilince
kübizmadan sonra gelmiş bazı sanat ekol-
leri gösterilmiş olunmuyor. Bunu böylece ka-
bul etmek abstrait görüşün otuz kırk senelik
bir yenilik olduğunu sanmak olacaktır. Hal-
buki her büyük sanat eseri müceret ele-
manlarla doludur, ve nasıl olmasın ki onun
ebediyetini . statizmasını temin edecek bu
mücerretliktir. Çizginin, rengin, hacmin,
terkibin, nisbetin sayesinde plâstik sanatın
bütün güzelliğini temin eden, katılaşmış
bir lâv gibi mayi sulp yapan, bu yüksek
nizam, mücerretlikdir. Ona, Mısırda ve Yu-
nanda, orta çağda ve Ronesansda, dünde ve
bugünde rast gelirsiniz. Proksitele ve Pi-
casso'ya kuvveti ve kudreti veren odur.

Fazla mütaassıp bir doktrinci olmak it-
tihamından kurtulmak için hemen ilâve ede-
yim ki bir esere kuvvet verecek olan bu
mücerret anlayışın, eserde, mantıka mey-
dan okuyan esrarlı şekiller suretile te-
celli etmesi lâzımgelmez. Bir Albert Dürer

Fernand Liyer - Terkip

10



Bu sayıdaki diğer sayfalar: