language

ustmenu

searchbar

Ağaç 1936-04-11 Sayfa 13

Ağaç 1936-04-11 Sayfa 13

 



Özet

İlk ve son hitap.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

Kilap-İMecmua-Gazele

Ilk ve son hitap

Gene bir anket
kahramanlığı
münasebetle

Nâzm Hikmet !

Nafile çabalıyorsun.
na kızmıyorum. Kızmıyas
cağım.
İliç bir operatör, ameli

masasından kendisini yumruklıya,
kanserliye, hiç bir gardiyan, par-
waklığı içinden kendisine deli diye
bağıran çılgına, hiç hür hâkim dar-
önünde küfürler savuran
amalıkdma kızamaz.

Ben kendimi, ne kanser ope-
ratörü, ne deli gardiyanı, ne d
ağır ceza hâkimi şeklinde yörmü-
yorun, Fakat görüyorum ki, her
hareketim, seninle hiç de alâkadar
olmadığı halde, ciğerine heşter
ibi saplanıyor, seni delilerin pa
maklığı gibi bir azap çerçi
hapsediyor ve başının. üslü
varmış gibi kudurtuyor
doktor, gi kiun şek-
ren sensin! Senin bu ha-
ör sezmez artık suna kız
yorum, « Merhamet ediyorum.

uma ki ben öfke kabiliye-
kaybetmiş bir adamını, İn:
başile fare kafasını
ayıran tek hassa, bence fi
kesidir. Bir biç için ölçüsüz öfke
ler duyacak kadar alıngan ve has-
sas bir mizaç taşıdığını .sen de
bilirsin. Fakat bu öfke, iyi kötü
kudreti, bir şalısiyeti, bir mesuli
yeti kalmış insanlara ve hadiselere
karşıdır. Sen mazursun.

Çünkü iflâs nedir, onu bütün
haemile idrak ettin.

O kadar yalnızsın ki, otratında
bir sürü (namı müstear) dan başka
kimse yok. O kadar konuşulmuyor.
sun ki, işminden ancak kendi (namı
müstear) ların bahsediyor. Eskiden
herkesin dilinde bir proplem gibi
gezinmeyi tercih eder ve bir dedi-
koduya, bir ankete doğrudan doğ-

ruya İştirak etimeyi Greta Garbo
esrara aykırı. bulurdun. Şimdi
bir yerde bir anket oldu mu, kıy-
meli ve seviyesi nedir, hiç düşün-
meden, kapısı önünde e
bekleşen yedi sekiz ki
en evvel Sen geçi;
kaybetmemek i nelere
baş varuyorsun? Fıkcaların baş
sahifelerden mora sahifelerine at
lıyor, gene yazıyorsun. Ha
mak şartile ne hukaretlere razı de
gilsin, Tükürüğü bile uzun zaman
gıda edindi. Şimdi o da yok. Bir
zamanlar, şiirlerinde (kıllı ve kü-
hn) olduğunu ilân etiğin sarışın
ve pembe ensenılen, şunun bunu
tokat izleri bile uçmuş. Zaman se-
ni değil, yüz karaların
türmüş. Ne hazin bir manzar:
Akşamları, Beyoğlu sokakları
yüzlerinde kalın bir duvak,
larında birçiftsiyah bot, elle
köpek başlı bir şemsiye,
geçen sabık Kum aşüfleleri bile
senin kadar merlamete şayan de-
dildir. Artık nefret yermiyor-
Sun. Zamanın hainliği önünde in-
sanları tefokkür ve merhunele
çağırıyorsun.

Bundan bir kaç ay evvel Bü-
biâlide, İştaynburg lokantasında
seninle şöyle konuşmadık miz

başını
sıra

Ben — Gazetelere yazlığın bu
fıkraları nasıl yazıyorsun, bu kac
dar adileşmeye nasıl tahammül
ediyorsun ? ie

Sen — Nu yapayını, ekmek
paramı kazanıyorum. Başka ne
yapabilirim?

Ben — Kendinden ve haysi-
yetinden bu kadar fedakârlik ede-
veğine niçin potin boyacılığı ek
meyi tereili etmiyorsun?

Sen — Potin bo;
sem, bir şey zannederle,
bu işten menederler.

Kendisini bü kadar saçma
bir mazeretle teselli elivere:
kikatte tesellisi olınyan seninle,
görüyorsun ki ben hiç birgün
kavga etmedim. Sana selâm ver-
dim, Sana acıdım. Bu kadar düş-
mene-acısını ben duyuyorutuşum
gibi-razı olmadım.

ağı el
de beni

bile gör *

banastam da. senden
bekliyebileceğim bir tarzda - çatı-
yorsun. Devlet günlerinde seni
rakip diye almaya tenezzül etme
yen adam. bu bahtsız halinde sa-
na nasıl tenezzül eder? A
benim gözümde hiç bir seyi temsil
etmiyorsun. Ne hokkabaz İk
ne İçporta komünizinasını, ne hile
ustalığını, 24 santiık reklâm
me muke

Şimdi

deyim ?
«le. vaktile
ve içlerinde
fikirlerine taban tabana zıt olna-
ma rağmen konuşulabilecek insan-
lar bulduğum guruplar, yani Sana

Aynı ideoloj

landırıcılığını. prototi
teriyorlar. Bana ne düşer?

“e
giren umacın,

leri uykuna
her an yokluğunu
hissettiren şeylanınım. © Sana aci-
yorum. Fakat elimden ne gelir? ,

Çektizin. yokluk ıstırabına
hürmeten sana vaktile vermediğim
rum. Seilinle ilk ve

kat hepsi bu kada
sen bence artık

affediyorunı, ve ne yaj
ceğim. Bu vida güv
ini yap. Sal
azlık etu

azursun. Seni
n affede-

Yalnız bil ki, sönmüş ve pör-
sümüş hüviyetine, o kadar muhtaç
olduğun ve elde etmek için ne

yapacağını ilemediğin hayatı ef-
iwlemiyeceğim,

settiğin şeylerin hacmini'bilmiyo-
rum. Rivayele göre üç perdelik
bir piyes, rivayete göre bir ro-
man...

Fakat sana karşı hiç bir
kalmamış adamın, bütün
bir samimiyet ve açıklıkla için
tasfiye* etmesine rağmen Söyli-
bileceği her şey ve sirf sana
İitap etmekle düşebileceği bayalık,
burada toptan ve ebediyen niha-
yete eriyor.

İşte görüp göreceğin rahmet!

NFK

takti;

12



Bu sayıdaki diğer sayfalar: