Özet
Edebi eserin veya sanatkarın füsunu derhal milli hudutları aşmak, daha sarih manasile beşeri kıymetler pazarına atılmak imkanını bulur; bazı eserlerin çok sonra şöhret kazanmaları, ananevi kıymet haline gelmiş edebi otoritelerin tahakkümü yürüzden olur. Bu suretle, beşeri bir kıymet haline gelmiş olan edebi eser, tesiri altında birakmış olduğu edebiyatlarla bazen yeni bir takım cereyalarına yol açmak gibi, büyük bir hadise doğurabilir. 18. inci asırda Fransız dramı klasik Fransız tiyatrosuna karşı yaptığı aksülamelde veya vücuda getirdiği mukabil cereyanda, Shakespeare eserlerinin salahiyet sahibi bir mütefekir tarafından nakledilmiş olmasının pek büyük bir hissesi vardır.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
n ait
ykta-
tiren
fikir
sder;
nilik
'saslı
)ğru-
yetle
ıhte-
debi-
tibas
ede-
nyol,
k hi-
, ter-
kilde
serin
lerin
zafih
olan
nden
pek
Edebiyat ve Sanat 153
edebi eserin veya sanatkârın füsunu derhal milli hudutları aş-
mak, daha sarih manasile beşeri kıymetler pazarına atılmak
imkânını bulur; bazı eserlerin çok sonra şöhret kazanmaları,
ananevi kıymet haline gelmiş edebi otoritelerin tahakkümü yü-
zünden olur. Bu suretle, beşeri bir kıymet haline gelmiş olan
edebi eser, tesiri altında bırakmış olduğu edebiyatlarda bazan
yeni bir takım cereyanlara yol açmak gibi, büyük bir hâdise do-
gurabilir. 18. inci asırda Fransada dramın klâsik Fransız tiyat-
rosuna karşı yaptığı aksülâmelde veya vücude getirdiği muka-
bil cereyanda, Shakespeare eserlerinin salâhiyet sahibi bir
mütefekkir tarafından nakledilmiş olmasının pek büyük bir his-
sesi vardır.
Görülüyor ki, Mukayeseli edebiyat tatkikleri, edebi eserin
ihtiva ettiği milli edebiyat kıymetleri haricinde, beşeri kıy-
metlerini de, aldığı ve sonradan yaptığı tesirler zaviyesinden
göstermeğe çalışmaktadır. Şimdi de, harici tesirlere karşı fazla
zayıf olan Türk edebiyatının tetkikinde Mukayeseli edebiyat
tetkiklerinin ne dereceye kadar faydalı olabileceğini gösterme-
ğe çalışalım.
TI
Türk edebiyatı tarihi tetkiklerinin, kısaca mevzuunu ve ta-
rihçesini anlattığımız Mukayeseli edebiyat tetkiklerine tamami-
le olmasa bile, kısmen yabancı kalması, 19. uncu asırda, umumi-
yetle edebiyat tarihinin geçirmiş olduğu tek taraflı vaziyeti de-
vam ettirmek olur. Muayyen bir milletin edebi havası içinde
tekevvün etmekle beraber, milli hudutları aşan bir eserdeki
yabancı unsurların tetkiki yanında, edebi ananelerin teşekkü-
lünde milli zevke ekseriya uygun olmıyan edebiyatların te-
siri altında kalmış bir edebiyatın tetkikinde Mukayeseli edebi-
yatın ehemmiyeti birinci derecede gelir. Henüz edebiyat tarihi-
mize ait tetkiklerin ilerlemediği bu başlangıç devirlerinde, Türk
edebiyatını, çok yakından alâkadar olduğu edebiyatlarla muka-
yeseli bir şekilde mutalâa etmek, muhtelif devirlerde milli de-
hanın yaratma imkânlarını husufa uğratan sebeplerin neler ol-
duğunu tayinde ameli bir faydası da mevzuu bahsolabilir. Böy-
le mukayeseli bir tetkike bir nevi başlangıç olmak üzere, Türk