Özet
Wells, kiyemetli ve büyük bir romancıdır; romanları da, ilmi ve fenni branstandır. Kendisi tarihe de meraklıdır; gazetecilik yapmış ve nüfuzu nazır sahibi bir münnekkit olduğunu ispat etmiştir. Binaenaleyh, ihtisas mahdut bir sahaya münhasır değildir. Fakat, bilgisi her sahada iktisas bilgisi de değildir. Wells, daima romancı, hayal adını olduğunu gösterir. İleri sürdüği fikirlerin bazıları pek yerinde olmakla beraber, dünya ansiklopedisi projesi, bu ansiklopedinin, asırımıza şu- rislerine kat'ı bir deva olmak bakımından biraz mühem kalmıştır.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
zir ha-
n dün-
ikmal
bizzat
aşama-
ekadar
iya an-
ok sis-
ınların
itefeh-
zerinde
üniver-
n tabi-
ak, bü-
ikma-
in hep-
: kana-
: tefsir
iiklope-
n kur-
? bulu-
en son
büyük
niş bir
lif edi-
İlim ve Fen 109
Wells kıymetli ve büyük bir romancıdır; romanları da,
ilmi ve fenni branştandır. Kendisi tarihe de meraklıdır; gaze-
tecilik yapmış ve nüfuzu nazar sahibi bir münekkit olduğunu
ispat etmiştir. Binaenaleyh, ihtısası mahdut bir sahaya mun-
hasır değildir. Fakat, bilgisi her sahada iktısas bilgisi de de-
ildir. Wells, dajma romancı, hayal adamı olduğunu gösterir.
İleri sürdüğü fikirlerin bazıları pek yerinde olmakla beraber,
dünya ansiklopedisi projesi, bu ansiklopedinin, asrımızın şu-
rişlerine kat'i bir deva olmak bakımından biraz müphem kal-
mıştır.
Welis'in fikri, heyeti umumiyesi itibarile şöyle hulâsa edi-
lebilir: İlim, müteferrik disiplinlere ayrılmıştır ve insanlar,
bilgilerinde ihtısas sahibi olmak zaruretindedirler. Bu suret-
le, müktesebatları mahdut kalıyor. Milletleri, ahlâki veya si-
yasi sahada sevk ve idare eden kimselerin ihtısas ve cehaleti,
hali hazırdaki şurişlerde ve muvazene bozukluklarında büyük
birer âmildir. Bir dünya ansiklopedisi vücuda getirilirse bu
hale esaslı bir deva bulunmuş ve mukadder bir sukutun önü-
ne geçilmiş olacaktır.
İlimde ihtısas keyfiyetinin ilmin terakkisi ve umumi kül-
tür bakımından tehlikeli bir hava yarattığı doğrudur. Bu ihtı-
sas mücerret ilimlerde daha fazla olmakla beraber tatbiki
ilimlerde de ondan az değildir. İfrat dereceye vardırılan tak-
simi mesai, ihtısas icabatı ile, bilgiyi umumileştirme icabatı
arasında bir tezada müncer oluyor. Herhangi bir sahaya ta-
mamen munhasır kalınmadıkça geniş bir ilim kültürü almak
kabil değildir. Geniş ilmi malümat sahibi olmadıkça da tam
ihtisas elde edilemez. İşte tezat bu noktadadır.
Ayni müfrit taksimi mesai, beşer ilimlerinde ve bu ilim-
lerin tarih, hukuk, iktısat, içtimaiyat ilâh... gibi muhtelif şu-
belerinde de göri r. Bunlarda da, biraz daha hafif olmakla
beraber, ayni tezat vardır. Bu tezat, ilim adamlarının umumi
kültürü ve alelümum entelektüellerin tahsil seviyesi üzerin-
de zararlı bir tesir icra etmektedir. Bunun kötü eserleri, ser-
best meslek sahiplerinin ve siyaset adamlarının, devlet adam-
larının, muharrirlerin ilâh... tatbikat sahasındaki faaliyetle-
rinde kendini gösterir.