Özet
Geçtiğimiz sayıda bilgisayarla ilgilenenler arasında, aynı zamanda astrolojiyle ve diğer falçılık türleriyle ilgilenenlerin hatıri sayılır bir yekün tuttuğunu söylemiş ve aradaki ilişkinin arızı olmadığını iddia etmişti. Stradan bir kullanıcı için bilgisayar dili tılsımı bir değnek gibidir; astroloji ve genel olarak falçılık ve büyü ise dilin tılsımı bir gücü olduğu inancına dayanır.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
OMPU-HOBİ COMPU-
Geçtiğimiz sayıda bilgisayarla ilgilenenler
arasında, aynı zamanda astrolojiyle -ve
diğer falcılık türleriyle- ilgilenenlerin
hatırı sayılır bir yekün tuttuğunu söylemiş
ve aradaki ilişkinin arızi olmadığı”ı iddia
etmiştik. Sıradan bir kullanıcı için
bilgisayar dili tılsımlı bir değnek gibidir;
astroloji ve genel olarak falcılık ve büyü
ise dilin tılsımlı bir gücü olduğu inancına
dayanır.
Ancak her iki “disiplin”in dilden
anladıkları birbirlerine neredeyse taban
taban zıttır. Bu sayıda da gelin biraz bu
fark üzerinde duralım.
Bilgisayar ve
Astroloji U
Bilim, Bilgisayar ve Sayısal Düşünce
Genellikle, astrolojiyle gırgır geçmek istediğimiz zaman
şu tür şeyler söyler ya da sorarız: “Amma da saçma ha!”
“Nasıl olur da gökyüzünde kendi halinde duran yıldızlar,
kişiliğimizi, başımıza gelecekleri etkilerler? Birtakım gö-
rünmez, keşfedilmez ışınlar mı yolluyorlar ki bu gezegen-
lere?!””. Kuşkusuz böyle gırgır geçmek mümkün astrolo-
jiyle; büyük bir ihtimalle de haklı böylesi bir alay. Ama
buradan hareket ettiğimizde, Batlamyus (Ptolemous) gi-
bi, Kepler gibi, Neuton gibi geçmiş çağların büyük düşü-
nürlerinin nasıl olup da böylesi saçma hurafelere inanabil-
diği anlaşılmaz oluyor. Çünkü, astrolojinin temelinde ya-
tan mantık kavranmamış oluyor. Hemen “astrolojinin” de
bir mantığı olur muymuş?!” demeyin. Her insani faaliye-
tin olduğu gibi, astrolojinin de kendine özgü bir iç tutarlı-
lığı, bir mantığı vardır.
Ama bu mantığı gözden geçirmeye başlamadan önce, her
gün, neredeyse ister istemez gazetenin burç köşesini oku-
duğumuz halde, neden astrolojinin mantığını kavramakta
bu kadar güçlük çekiyoruz? Astrolojiye inananlar bile ne-
den neye inandıklarını açıklamakta güçlük çekiyorlar, bi-
raz onun üzerinde duralım;
Sayısal (digital) bilgisayarlar için, bilimsel düşüncenin en
mükemmel ürünlerinden biri, diyoruz. Ama, sözgelimi aya
giden füzeler de bilimsel düşüncenin ürünüdür; üstelik onlar
da kendince mükemmeldir. Ama sayısal bilgisayarlarla, bi-
limsel düşünce arasında (füzeler gibi) herhangi bir tekno-
loji ilişki bilimsel düşünce arasında olduğundan daha ya-
kın bir düşünce vardır.
Neden mi? Sayısal düşünce, bilimsel düşüncenin ta ken-
disidir de ondan.
Ne kastediyoruz sayısal düşünceyle? En kaba tarifiyle
her şeyi sayılara vuran, sayılarla düşünen bir düşünceyi kas-
dediyoruz.
Ama biraz daha inceltmeye çalışalım bu kaba tarifi: Bu-
nun için de sayı kavramı üzerinde biraz düşünmemiz la-
zım. Sayı kavramı sadece ölçmek biçmekle ilgili bir şey de-
gildir. Sayılar alabildiğine niteliksiz şeylerdir. Sayı demek
sadece ve sadece bir birim demektir.
Bunun için sayılarla düşünmek demek, hakkında düşün-
düğümüz nesne ya da konuyu en küçük birimlerine indir-
gemek demektir. Bu yüzden, hakkında düşüneceğimiz ko-
nunun türdeş nesnelerden oluşması gerekir.
vi
Bu yüzden, örneğin okullarda denklemlerini okuduğu-
muz Pythagoras, büyük bir matematikçi olmasına karşın,
sayılarla, sayısal olarak düşünmez. Çünkü sayıları birta-
kım nitelikleri olan varlıklar olarak düşünür 2 erkektir, 3
dişi, 4 ise kutsal dolayısıyla Pythagoras için matematik yap-
mak demek; bir nesneyi ya da konuyu en küçük birimleri-
ne indirgemek demek değil; hakkında düşündüğü nesne ya
da konuyu, sayıların sözünü ettiğimiz nitelikleriyle, ilişki-
lendirmektir. Örneğin: evliliğin sayısı tabiatıyla 5'tir, çün-
kü 5 erkek olan 2 ile dişi olan 3'ün birleşmesidir.
Ama biz şu ünlü lafla yetiştik: ““Elmalarla armutları top-
layamazsın!”*. Elmalarla armutlar sözkonusu olduğunda
30