language

ustmenu

searchbar

Her Ay 1937-05-20 Sayfa 120

Her Ay Dergisi, 20 Mayıs 1937, Sayfa 120

 



Özet

Ben bu eserlerin üstünden, bir köşede duran Van Kulu lügatine hınça bakıyorum: 35 sene evvel onu Van kolu diye okumuşum, Emir'i efendi mukaddesatına söylenen adam sesile haykırmuştur: «Ona Van Kulu derler!» O günden beri bu kitabı sevmem. Ve o gün Emir'i efendiye bir şey söyleyememis, yalnız ilk matbu eserim olan bu kitabı basan İbrahim Mütteferrikaya, matbaasına, bu matbaanın müretteplerine günde 15gift födla bağlıyken Üçüncü Ahmete kizmiş ve matbaa açıldı diye diviterini bir tabuta koyup yazının cenazesini kaldırarak ihtiyal çıkarmak isteyen hattatları hak vermiş, Peçevinin de matbaacılık hakkında: «Küffarin basma hat ile kitâbet icatları garip sanattır.» demesinden acı bir istihza çıkarmışım.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

122 Her Ay

Ben bu eserlerin üstünden, bir köşede duran Van Kulu lü-
ğatine hınçla bakıyordum: 85 sene evvel onu Van kolu diye oku-
muştum, Emiri efendi mukaddesatına sövülen adam sesile hay-
kırmıştı: «Ona Van Kulu derler!» O gündenberi bu kitabı sev-
mem. Ve o gün Emiri efendiye bir şey söyliyememiş, yalnız ilk
matbu eserimiz olan bu kitabı basan İbrahim Müteferrikaya,
matbaasına, bu matbaanın mürettiplerine günde 15 çift fodla
bağlıyan Üçüncü Ahmede kızmış ve matbaa açıldı diye divit-
lerini bir tabuta koyup yazının cenazesini kaldırarak ihti-
lâl çıkarmak istiyen hattatlara hak vermiş, Peçevinin de mat-
baacılık hakkında: «küffarın basma hat ile kitâbet icatları garip
sanattir.» demesinden acı bir istihza çıkarmıştım.

Odada artık eşya kayboluyordu, benim mükerrer ricalarım
üzerine her taraf yığın yığın matbu eserdi: gazete, gazete, ga-
zete... Kitap, kitap, kitap...

Gitmek için ayağa kalktım. Pencerenin birinden bir incir
ağacı göründü. Sevindim: demindenberi içime matbaa hartleri
dolmuştu, bu hiç sevmediğim incir ağacı bile mâdemki iyi kö-

tü bir tabiat parçasıydı, gözüme güzel görünecekti. Fakat ev
sahibi ağacı göstererek sordu:
— Tanıdınız mı bunu?
Yüzüne baktım, incir ağacını ne diye tanıyacaktım?
O, meftun gözlerle ağaca bakarak:
Bu incir ağacı, dedi, ilk Türk gazetecisi Esat efendinin
kütüphanesile mezarının arasından yükselen ağaçtır.
Teşekkür ederek oda kapısına doğru yürüdüm. Ev sahibi:
— Siz daha ziyade yazma eserleri seviyorsunuz galiba!.
dedi; bir eser gösterdi. Baktım: «Feyzullah efendi kütüphane-
sinin vakfiyesi»!... Dondum, kaldım. Vaktile Emiri efendinin
bir mezadda alamayıp da alana 20 sene düşman olduğu vakfiye.
— Bunu ne zaman aldınız?
— Dört sene evvel.
Ev sahibi atlattığı tehlikeyi bilmiyordu: vakfiye Emiri e-
fendi sağken alınmamıştı.
Mithat CEMAL



Bu sayıdaki diğer sayfalar: