language

ustmenu

searchbar

Her Ay 1937-05-20 Sayfa 127

Her Ay Dergisi, 20 Mayıs 1937, Sayfa 127

 



Özet

Onun yetişirdiği nevadından bir Gelenbevi İsmail efendi var ki Cevdet paşa, tarihinde bazı ahvalinden bahseder ve bir Fransız mühendisinin «şu adam, Avrupada olsa ağırlığınca altın değer» dediğini söyler. Bu fazıl zıffının hakkında üçüncü Sultan Selim'in gösterdiği tevecchi ve iltifat, Şeyh İslam Hamidî zadeyi ürküterek - milletin ebediyen iftihrına layık olan - o emsalsiz adamı Yenişehir fenere gönderilmesini intabı ve orada vefatını tesvi etmiştir. Pek zeki ve hafızası metin bir pir olan torunu kazasker Hayrullah efendiye aralıktı gider, büyük baba sına dair malumat alırım.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

x üze-
sonra
şahıs

le ye-
ir tez-
i£ olu-
Z bili-

etişen
önün-
iminin
yakan-
»limizi
z nan-
renle-
SOrasI-
ii göz-
a sar-
ı mih-
de hiç
ını ve
1 gece
. sonra
klerini

dit se-
ymetli
bildik-
ir, Mi-

müfti
miştir,
adığın-
yi “tet-
le ede-

Edebiyat ve Sanat 129

Onun yetiştirdiği nevadirden bir Gelenbevi İsmail efendi
var ki Cevdet paşa, tarihinde bazı ahvalinden bahseder ve bir
Fransız mühendisinin «şu adam, Avrupada olsa ağırlığınca al-
tın değer» dediğini söyler. Bu fazıl züfünun hakkında üçüncü
Sultan Selimin gösterdiği teveccüh ve iltifat, Şeyhislâm Hamidi
zadeyi ürküterek - milletin ebediyen iftiharına lâyık olan - o
emsalsiz adamın Yenişehir fenere gönderilmesini intaç ve orada
vefatını tesri etmiştir. Pek zeki ve hafızası metin bir pir olan
torunu kazasker Hayrullah efendiye aralıkta gider, büyük baba-
sma dair malümat alırdım.

Bir gün yine bazı şeyler sorduğumda «şu yaşa geldim, pek
çok kimse ile görüştüm. Büyük pederimi sizden başka soran ol-
madı» dedi. Yadigâr olarak merhumun yazısile bir riyaziye ri-
salesini ihda etti.

Gelenbevi merhumun tercümei halini mufassalan yazmış-
tım. Diğer naçiz eserlerim gibi o da evrakı perişan arasında mu-
kadderatını beklemektedir.

O devrin efazılından Palabıyık Mehmet efendi de ulümu
diniye ve riyaziyede mertebei kemale varanlardandır. «Ayaklı
kütüphane gibi» bu da bir eser telif etmemiştir. «Yazılanları anlı-
yalım, kifayet eder» dermiş. Hatta müteaddit eser yazdığı için
Gelenbevi'ye «yazdığın şeyleri bilen, üç dört kişiyiz. Niçin u-
muma kitap telif edip de ilmi müptezel ediyorsun» diye itap
edermiş.

Bir de Gaziantepli Hoca Münip efendi vardır ki kemalinin
en büyük şahidi «Siyeri kebir» tercümesidir. İlim deryası olan
o muhteşem eserin tercümesinde gösterdiği kudret, namını ebe-
diyen yad ettirir. Mütercim Asım efendi (1) ki fazileti ilmiyesi
Kamus ve Bürhan tercümelerile sabittir, hemşerisi olan Hoca
Münip aleyhinde uzun sözler söylerse de ilmine taarruz edemez.

Marifetinin tenevvüü itibarile zamanında emsaline tesa-
düf olunamıyan allâmelerimizden biri de Şani zade Mehmet
Ataullah (17 efendidir. O asrın tabirile «Ulümu nakliye ve ak-
liye» de, bahusus tıp, heyet, riyaziyat, musiki, hat, resim, şür

(1) Mufassal tercümei halleri «Son asır Türk şüirleri» nde mün-
deriçtir !
9



Bu sayıdaki diğer sayfalar: