Özet
1937 yılındaki Her Ay gazetesinin 117. sayfasında yer alan haber, bir kişinin bir kitap hakkında bilgi vermek için bir arkadaşla görüşmesi hakkında bahsediyor.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
, dört
vi bi-
üçün-
zardı:
), Ah-
yuldu.
a çık-
Sonra
kitabı
çı pa-
» tatlı
Emiri
Emiri
ndim:
a mü-
a du-
lı Hâ-
ım. O
idesti.
lerine
aynca
ndi O
astay-
eraber
9 has-
inciye
halde
ılama-
ı sinir-
ı artık
ı efen-
yaşkası
ıarbaz,
e Kü-
Edebiyat ve Sanat 119
babası hırsız, babasının babası cellât Kara Alinin torunu olu-
yordu. (Emiri efendi kızdığı zaman Osmanlı tarihine müraca-
at ederdi.)
Ben de yazma kitaba merak etmediğim için Allaha içim-
den hamdediyordum. Emiri efendiye de kızıyordum: tabii yine
içimden,
Hele bu yazma kitap hastalarının bazıları büsbütün kor-
kunçtu: terekeye seviniyorlardı.
Fakat insan başkasında tenkit ettiği şeyi er geç kendisi ya-
pıyor. Bende de bir aralık bu kitap hastalığı başladı. Satın ala-
madığım kitapları rüyalarımda bana dostlarım hediye ediyor-
lardı.
Bu sırada sık sık kiymetli arkadaşım İhsan Sungunun (*)J
kütüphanesine gidiyordum: Üçüncü Ahmedin, Üçüncü Selimin,
İkinci Mahmudun zamanında basılan kitaplarla dolu raflar...
Hangi noktasına dokunulsa bir asrın sesi çıkan kocaman bir
kütüphane... Bir gün bu rafların esrarına girdim: matbaacılığın
bizde kuruluşundan otuz yıl evvel İtalyada Arap harflerile
basılan Kur'anı ta'zimle okşuyor, yine matbaacılığın bizde tees-
süsünden 116 sene evvel Almanyada basılan türkçe gırameri
karıştırıyordum ki İhsan Sungu fazla itina ile bir kitap uzattı:
Ahmet Vefik paşanın Lehçei Osmani'si.
Bu i'tinayı anlamadım, yüzüne baktım.
— Kitabın içine bakın, dedi.
Kitabın içine baktım. Ne göreyim, Lehçei Osmaninin sahi-
feleri arasına, Vefik paşa, kâğıtlar yapıştırarak lüğatlerin fran-
sızcalarını karşılarına, kendi elile yazmıştı. Vefik paşanın el ya-
zısile kendi eseri!.. Kendimden geçtim: kitabı acı bir tebessümle
beğeniyor, bu «hazine» nin bir dostuma nasip olduğuna tuhaf
bir sesle seviniyordum. Fakat niçin anlamadım. kitabın sahi-
bi:
— Kabul ederseniz takdim edeyim.
Demiye kedini mecbur gördü: kitabı kıskandığımın ben
daha farkında değilken sesim, gözlerim bu kıskaçlığımı ev sahi-
bine haber veriyordu.
(*) Kültür Bakanlığı Talim ve Terbiye Heyeti Reisi,