language

ustmenu

searchbar

Her Ay 1937-05-20 Sayfa 104

Her Ay Dergisi, 20 Mayıs 1937, Sayfa 104

 



Özet

Wells, 1919 ve 1920 yıllarında sosyal ve ekonomik hakikatlerin karşılaştığı çehalete dair bir tezini savundu. Bu tez, 1919 yılında Mülteçler Cemiyetinin kurulmasıyla birlikte ortaya çıktı. Bu tez, 1919 yılından itibaren devrimin ve sosyal hakikatların nasıl bir şekilde etkili olduğu konusunda tartıştı.



Diğer Dergiler



Tam metin içeriği

igiltere
iklope-
yle bir
müta-
deri te-
bu ku-

909 ve
hatırla-
: şeyler
emmen
araştır-
ağını O
arşılaş-
ığduğu-
imiştik.
olduğu-
bulun-
pılması
e artan
ığumuz

İlim ve Fen 105

müessif neticelere yol açacağını hiç tasavvur etmiyorduk, Bu-
nun böyle olduğunu şimdi anlıyoruz».

Wells, bu sözlerden sonra, 1919 ve 1920 muahedelerinin ka-
leme alınış şekillerinden tebarüz eden, sosyal ve ekonomik ha-
kikatler karşısındaki cehalete ve anlayışsızlığa nakli kelâm ede-
rek, Maynard Keynes'in «Les Consögueres &conomigue se la
faix» isimli meşhur eserinden bahsediyor ve diyor ki «Bu kitap-
tan şu netice çıkıyor. Nüfuz ve hâkimiyetleri altında bulundu-
ğumuz bu siyasi rical, bu devlet adamları, bu zimamdaran, ken-
dilerine tevdi edilmiş olan işler hakkında hiç bir bilgiye sahip
değillerdir. Hiç kimsenin fazla bir şey bildiği yok; fakat asıl fe-
nası, bu zevatın, bilinmesi lâzımgelen şeyin ne olduğundan biha-
ber bulunmalarıdır. İşleri rasgele şekillerle hallediyorlar; bu
rasgele hal çareleri elbet bir netice tevlit edecektir. Lâkin, on-
lar, bu neticenin ne olabileceğini göremiyorlar, yahut görmek
istemiyorlar».

Bundan sonra, Wells, Milletler Cemiyetinin teşkilinde kul-
lanılan fikri saikin kifayetsizliğini tenkit ederek şu iddiayı ser-
dediyor: « Beşeriyet tarihine yeni bir sahife ilâve ettiklerini, ye-
ni bir fasıl açtıklarını zanneden bu adamlar, tarihi yaratan kuv-
vetlerin mahiyetini, «müşterek» olarak pek az müdrik bulunu-
yorlardı. Müşterek olarak diyorum, Hepsi bir arada, son derece
fazla bilgiye, bir intizam verilmemiş ilim parçalarına sahip bu-
lunuyorlardı; Fakat bu bilgi, bir devrin küçük bir kısmına, diğer
bir devrin diğer küçük bir kısmına taallük ediyordu; müdaha-
leye hazırlandıkları iş hakkında müşterek bir bilgiye malik de-
gillerdi. 1919 senesinde, dünya işlerinin müdebbirane ve müsta-
kar bir nizam altına konulması için vücudü zaruri olan bütün
bilgiler ve bütün ana fikirler, şurada burada, müteferrik suret-
te belki de mevcut idi. Lâkin, fiilen bir araya toplanmış, düşü-
nülmüş, bu fikirleri bütün dünyanın icabatını alâkadar eden
bilgiler ve fikirler çerçevesi dahiline almak için yapılmış hiç bir
şey yoktu».

Harbi takip eden on sekiz sene zarfında beşeriyet tarihinin
umumi cereyanına gelince, Wells bunu, kusvaya varmış vakıa-
lar silsilesi, fena idare edilen kütellerin şiddetli hareketleri, ağır
kımıldanışlar ve irtişalar diye tavsif ediyor ve diyor ki: «Beşe-



Bu sayıdaki diğer sayfalar: