Özet
Kafa Kâadi.
Bu gün, Türk hikâyesi diye bir şey var mıdır? Bu sorgu edebe sykini görünmesin, var mıdır? Her gün Sıtkıca ganna giren tırenlerin getirdikleri en pespaye Fransız gazetelerinden alan bir günlük gazete hikâyesi ve hikayeciği vardır. Bundan başka yerli bir yazıcının yazdığı, yerli bir sanat kıymetini, yerli bir ruh halini arzeden bir hikaye var mıdır? İlk gençliklerinde hikâye yazmış ve artık yazanı oluşturan bir tarafa, bu gün bu vasıflarla taşyan tek bir hikayeci taşlıyette değildir. Bu hikâyeyi okuyunuz. Bakalım onda Anadolu'ya ait nasıl bir ruh halini ve nasıl bir perspektif göreceksiniz:.
Katıldan veya başka bir arkaçta yatan kendi köylerinin karşısında, yol parası vermedikler için hapse düşmeyi öğrenmek onlara kim bilir ne hissettirir. O.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
a
AĞAÇ
Hikâye 5
KAFA KAADI
Bu gün, Türk hikâyesi diye bir şey varmıdır? Bu sorgu edebe aykırı görünmesin, var-
mıdır? Her gün Sirkeci garına giren tirenlerin getirdikleri en
pospaye Fransız gazelelerinden
en pespaye şarllar altında hırsızlanan ve altına iki isim, bir de soyadı halinde üç Türk ismi
alılan bir. gündelik gazele hikâyesi
yazdığı, yerli bir sanal kıymetini,
ve hikâyecili
Yerli bir realile görüşünü, yerli bir ruh haletini arzeden
vardır. Bundan başka yerli bir yazıcının
bir hikâye var mıdır? İlk gençliklerinde hikâye yazmış ve arlık yazınaz olmuş bir iki kişi'bir
tarafa, bu gün bu vasıfları taşıyan tek bir hikâyeci faaliyetle değildir. Bu hikâyeyi okuyu-
nuz. Bakalım onda Anadolluya alt nasıl bir ruh haleti ve nasıl bir perspektif göreceksiniz:
Akşam üzeri hapishaneye bir sürü adam
getirdiler. Hepsi elli kadar vardı. Bu kadar
kalabalığı. süngü takmamış iki candarmanın
arasında görünce yol parası borcundan bu-
raya yeldiklerini anladık,
Nızamiye kapısmdan girince avluda sıra
oldular, Bir gardiyan elindeki kâadına bakarak
yoklama yaptı; Ondan sonra duvar kenarına
dizilerek çömeldiler, konuşmadan bekleşmeye
başladılar.
Kılıkları pek perişandı. Poturları parça
parça sarkıyordu ve çoğunun ayağında kun-
duraya benzer bir şey bile yoktu.
Sırllarında deve tüyü çuldan kısa ve gene
parça parça cebkenler, bunun altında solmuş,
lime lime yıpranmış ve yamadan görünmez
olmuş mintanlar vardı. Siperini sağ veya sol
anaklarının üstüne gelirdikleri kasketleri yağ
indeydi.. Yırlık siperden koyu sarı mu-
kavvalar fırlıyordu.
Yanlarına © koydukları çul | heybelerin
yana yatan ağızlarından bir kaç somun kara
ekmek, bir kaç dürüm yufka ve bazılarının-
kinden bir kaç taze soğan yaprağı görü-
nüyordu.
Hangi koğuşa gireceklerini ve ne yapa-
caklarını söyleyen olmadığı için uzun zaman
beklediler. Kendi aralarında ara sıra bir şey-
ler fısıldaşıyorlardı. Kendi köylerinden bir
kaç mahpus yanlarma sokulunca isteksiz ve
çekingen tavurlarla onun süallerine cevap
veriyorlar, ara sıra başları başka “arala
çevirip uzaklara bakarak bu konuşmaya de-
vam etmekten pek hoşlanmadıklarını anlatı:
yorlardı.
Hakikaten tanımadıkları o mahpuslardan
ziyade, hemşerilerinden utanıyor gibiydiler.
Kalilden veya başka ağır cürümlerden yatan
kendi köylülerinin karşısında, yol parası ver-
medikleri için hapse düşmüş olmak onlara
kim bilir ne hisseltirit ordu.
İçlerinde bir de ilitiyar vardı. Görünüşte
allmışı çoklan aşmış olan bu adamın artık
yol parasi ve saire ile alâkası ulmasa gerekti,
Mavi damarları fırlamış ve kütükleşmiş elle-
vinde lutluğu iri ve kalın bir sopaya daya-
narak kalkabiliyor ve iki kal olmuş belini bir
yere dayamak için duvarın yatına gidiyordu.
Kupkuru Ve uzün çenesinde bir kaç tel
sallanmakla, dökülerek adamakıllı seyrekleşen
ak saçlarınm altında lekeli ve pal pul olmuş
bir deri parlamaktaydı.
Üslü başı” ölekiler kadar, hatlâ daha
fazla perişandı. Belindeki meşin silâlılık, belki
almiş. senenin kahrını çekmiş olduğu için,
tüylenmiş; çatlamış. taban asları gibi incel-
mişti.
Yanma yaklaştım. İhtiyarlıktan ufalmış
gözlerlebana baklı. Geçeceğimi sanarak başını
gene başka larala çevirdi.
Yanına diz çöklüm.
“ Merhaba, dedel ,, dedim.
Dönüp baklı Gözlerinde ufak bir hayret
parladı ve söndü.
“ Eyvallah (,,
Her yeni gelene söylenen beylik cümleyi
söyledin <
“ Geçmiş olsun ? |,
“Sağol!
Tekrar önüne baktı, Bir sigara çıkarıp
verdim. Titrek ellerile aldı, sonra silâhlığın-
dan leneke bir tabaka çıkararak açlı, İçinde
bir tatamdan az lü tozu ve bir fi
çakmak vardı, Seferberliklen kalma olduğu
3