Özet
Hirsiz, polis ve komünist.
Diğer Dergiler
Tam metin içeriği
AĞAÇ
HIRSIZ, POLİS VE KOMÜNİST
sine iki günde bir fıkralar yazacaklı.
Tikrast çıktı. Sıra aşağıdaki fıkraya yeldi.
Fuzıl Kısakürek yazısını yazelenin müdürüne
verdi, Bu zat « Ben komünist müşlerilerimi kay-
berlemem » diye bu yazıyı koyamayacağını söy-
eli, Bu suretle neşredilemeyen yazıyı şimdi okü:
yunuz5 |
Polis meydandadır. Hırsız gizlidir.
Polis cemiyetin kötüye karşı nef-
ret ve şiddetini temsil ettiği için
apaçık iş görür. Bu, aşikârlığı ifade
içinde üniforma giyer ve gece fener-
lerinin altında kolunu sallaya sallaya
dimdik gezer. Çünkü hak ve kuvvet
akar sular gibi açık ve her yana
dikdiği nöbet kulübeleri ve karakol
lar da çeşmeler ve sebiller kadar
boldur.
Hırsız, polisin belli olduğu de-
recede gizlidir. İnsanların, evlerine
hava ve güneş girsin diye açtıkları
pençerelerden girer ve duman çıksın
diye kurdukları bacalardan süzülür.
Bu bakımdan hava, ışık ve duman-
daki alestikiliği andıran bir çevikliği
bir fevkalâdeliği vardır.
Daima tabünin üstündeki tecelli-
lere âşık, daima hakikatın maverasına
hasretli, daima esrarlının vadettiği
ihtimale tutgun insan ruhu, gizliyi
nerede bulursa alâkalı ve caz'beliyi-
de orada bulur.
En basitinden, en giriftine kadar
her insan için bu böyledir ama, olgun
insanla ham insan arasında şu fark
vardır:
mek vereceği dakikada. Şarlo yemek yiye-
miyor, Buna mukabil ağız silme makinası
bozulmamışlır. Vazifesini görüyor, yemek ye
mediği halde zavallı Şarlonun ağzını siliyor.
Şarlo, hayretler içinde, fakat sesini çıkara-
nuyor, çünkü, her gün,'pher dakika ayni ha-
rekeli yapa yapa şahsiyeli kalmamıştır. ve
çıldırıyor, ilâh... İlâh ..
Şarlonun bu fimi, ötekiler gibi, seslidir,
sözlü değildir. Yalnız bir yerinde Şarlo şarkı
söylüyormuş. Ama nasıl söylüyor, daha bil-
miyoruz, çünkü film henüz gelmedi ve gör-
medik.
Olğun insan, gayesi öz cazibeden
ziyade evimizdeki kilimden başka
bir şey olmayan hırsızın iç yüzile,
vazifesi tatmak ve cezalandırmaktan
başka bir şey olmayan polisin cazi-
beden vareste dürüst çehresini göre-
bildiği halde, ham insan, cazibesi hi-
lesinden doğma hırsızı bir kahraman
ve cazibesizliği vazifesinden gelme
polisi bir âciz farzeder.
Bilmez ki hırsızdaki bütün fevkald-
delik aslının değil tarzının eseridir.
Çarşı ustalarının ihtiyar Amerikalı-
lara yutturmak için bir saniyede yap-
tıkları on bin senelik tarihi taşlar
taklidinden daha adi olan bu zanaat
hilesini nekadar anlatsanız gene tesiri-
ni kuş beyninden söküp atamaz.
Komünistin doktrinlerile şu anda
işimiz yok. Yalnız onu büyük ve bil-
gisiz kalabalığa sempatik göstermek”
te doktrinlerinden çok fazla iş gören
bir makiyaj oyununa işaret etmek
istiyoruz.
Üstü çöp ve mısır koçanile dolu
haliç akıntıları gibi bir yerde ancak
hafif insanları sürükleyen menfi
bir cereyan gördünüz mü hemen dik-
kat ediniz :
Etrafa yaydığı cazibe dalgası, ma-
yasındaki doğruluk ve güzellik cevhe-
rinden mi, sırtındaki fantoma elbisesi:
nin büyüsünden mi geliyor?
Necip Fazıl KISAKÜREK
Şarlo niçin konuşmuyor? Bence, Şarlo
konuşuyor, her hangi bir yüzde yüz sözlü
filimden daha fazla. Onun konuştuğu dil, ci.
hanşumul bir dildir. Halbuki her hangi bir
film ya İngilizce, ya Almanca, ya Fransızca
veya bir tek dil konuşabilir. Şarlo öyle bir
konuşuyor ki, onun sade komik. tarafını gör-
meyenler için, bu, titrenen bir konuşmadır.
Onun filmlerinin her sahnesi kayıtsız ve şart-
sız bir düşünce mahsulü, halle bir darbı
meseldir.
Fikret Adil KAMERTAN
nu